Türk Savunması’nın Tertiplenmesi – Bölüm 3

  • Yazar: erkan
  • Tarih:Şub 03, 2017
  • KategoriGenel
  • yorum ( 0 )

Çanakkale Cephesi’nde, Yarbay rütbesiyle 4’üncü Piyade Tümeni Ko­mutanı olarak görev yapmış olan, Emek­li Tümgeneral Cemil CONK’un kalemin­den çıkmış “Conkbayırı Savaşları” adlı kitabın henüz başlangıç bölümünde, bir Alman gazetesinde yayınlanmış söz ko­nusu makale ile ilgili olarak, oldukça dik­kat çeken bir bölüm yer almaktadır. Bu dikkat çekici bölüm şöyledir:

“Ertesi gün (20 Temmuz 1912) Harbi­ye Nazırı Vekili Hurşit Paşa’ya gittim. İki-üç hafta evvel meşhur bir Alman gazetesinde gördüğüm ve tercüme etmiş olduğum, Çanakkale Boğazı’nın müdafaasına dair olan yazıyı kendisine verdim.

>28 Haziran 1912 tarihli Kölnische Ze­itung gazetesine, İstanbul’dan 23 Haziran’da yazılmış olan ve “Çanakkale: Muhtemel Bir Harp Sahnesi” başlığını taşıyan o ma­kalenin tercümesini buraya aynen yazıyorum.

«Çanakkale’yi yalnız denizden sıkıştırmakta muvaffakiyet ümidi pek az olmakla beraber, tehlikesi de büyüktür. Bu sebeple taarru­zun, Gelibolu Yarımadasının batısına çıkarılacak kuvvetler ile ic­rasına karar vermek tabii bir keyfiyet olur.

Türk müdafaa hattının en mühim kısmı Kilitbahir mevkiidir. Bura­da boğaz en dardır ve kısmen tepelerde, kısmen sahilde bulunan istihkâmların, karşısındaki Anadolu tarafında bulunan diğer istihkâmlar ile birlikte savaşları, her düşman gemisine pusulayı şaşırtabilir. Bu nedenle Kilitbahir istihkâmları, Ege Denizi sahille­rine çıkacak düşmana karşı bilhassa kuvvetle korunmalıdır. Yok­sa Çanakkale’yi açık saymak İcap öder.

Karşılığında, Harbiye Nazırı Vekili Hurşit Paşa’dan aldığım cevap şu oldu:

«Ben böyle şeylere karışmam.»

Belki de bu ve benzeri zihniyete sahip üst düzey komuta heyeti nede­niyledir ki 5’inci Ordunun Alman Komutanının şahsi öngörüleriyle aldı­ğı savunma tedbirleri, gerek Başkomutanlık Vekâleti gerekse Harbiye Nezareti tarafından pek fazla irdelenmeyecektir.

Enver Paşa’nın da uygun görmesi üzerine, 25 Nisan 1915 gününün sabahında Gelibolu Yarımadası sahillerine yönelen çıkarmalar sıra­sında Türk kuvvetleri, sayısal ve ateş gücü olarak çok üstün durumdaki düşmanı, bu bölümde yer alan haritalarda gösterilen tertiplenme­ler dâhilinde karşılamak durumunda kalmışlardır.

5’inci Ordu Komutanlığı tarafından öngörülen savunma tertibatı ile 25 Nisan 1915 sabahı Arıburnu ve Seddülbahir sahillerinde yaşanan olaylar incelendiğinde, bu konuda Türk komutanların haklı olduğu söylenebilir.

Düşmanın olası çıkarma teşebbüsü karşısında alınacak tedbirler ko­nusunda Liman Von Sanders’e sözle iletilen düşüncelere, hatta 9’uncu Tümen Komutanı Albay Halil Sami Bey’in verdiği yazılı rapora dahi itibar edilmemesine karşılık, olayların Tümen ve Alay seviyesindeki birliklerin Türk Komutanlarınca öngörülen tarzda gerçekleşmesi, çe­şitli yorumlara yol açmıştır.

Bu durum karşısında 3’üncü Kolordu Komutanı Esat Paşa’nın da ge­nelde sessiz ve kayıtsız kalması, ilerleyen zamanlarda bazı astları ile soğukluk yaşamasına neden olacaktır.

 

Yazar Hakkında

Yorum Yapın