Seddülbahir Cephesi Muharebeleri – Bölüm 6

  • Yazar: erkan
  • Tarih:Şub 22, 2017
  • KategoriGenel
  • yorum ( 0 )

Taarruz 3 Mayıs 1915 gecesi saat 23.00’de başladı. İlk anlarda düş­man hatlarına doğru yaklaşılırken, İngiliz ve Fransız hatlarında her hangi bir hareket görülmedi.

Fakat hemen her gece Türk hatlarının bulunduğu mevzileri ışıldakla tarayan ve gördükleri en ufak bir hareket üzerine dahi topçu ateşi açan İngiliz ve Fransız gemileri, Türk hücum saflarını görür görmez ateş açtılar. Düşmanın topçu ateşini, savunma mevzilerinden açılan tüfek ve makineli tüfek ateşleri takip etti.

Gecenin karanlığı içinde düşmanın ileri hat mevzilerine ulaşan Türk kuvvetleri ile İngiliz ve Fransız kuvvetleri arasında göğüs göğüse kan­lı çarpışmalar yaşandı. Saat 23.30 sonrasında Türk taarruzunda önemli oranda bir yavaşlama görüldü. Türk birlikleri arasında en çok başarıyı gösteren 26’ncı Alayın 4’üncü Taburu, kendi taarruz istikame­tinde elde ettiği girme bölgesini, sağ ve sol yanı düşman ateşine açık kaldığından daha ileriye götürememişti.

15’nci Tümen birliklerinden bölgeye ulaşır ulaşmaz taarruza sevk ve idarede 38’inci ve 45’inci Alaylar ise hiç tanımadıkları bir arazide, gecenin karanlığında Yüzbaşı Şevki Sırtı üzerinde ileriye doğru atıldılar. Fran­sız cephe hattının, Yüzbaşı Şevki Sırtı üzerinde bulunan sol kanadı, bu taarruzla sarsıldı. Günümüzdeki Fransız Anıt – Mezarlığının bulun­duğu Tombabahçe Sırtlarına kadar ilerleyen taarruz kademelerinin elde ettiği başarı, gecenin karanlığında tam olarak anlaşılamadı.

Bu arada verilen zayiatın, özellikle subay zayiatının her geçen dakika artması sevk ve idarede karmaşaya ve birliklerin birbirine karışması­na yol açtı. İhtiyat birliklerinin tamamı kullanılmış olduğundan, cephenin bu kesimi desteklenemedi.

Sabah gün ağarmaya başladığında, Türk birliklerinin girme yaptığı bölgeyi tıkamaya uğraşan Fransız ihtiyat gruplarının piyade ateşleri ile donanmanın yoğun topçu ateşi, bu bölgedeki taarruz kademelerini açık arazide ve korunmasız bir halde yakaladı. Bu nedenle 15’nci Tü­menin zayiatı dayanılmaz boyutlara ulaştı. Bütün bu gelişmelere rağ­men Grup Komutanlığı’ndan geri çekilme emri verilmemiş ve 7’nci Tümen ile 15’inci Tümen düşmanın ateş yağmuru altında sanki kaderle­rine terk edilmişlerdi. Ancak neden sonra durumun ciddiyetini kavra­yan Albay Von Sodenstern, geri çekilme emri verdi.

Zayiat çok ağırdı. Öyle ki 15’nci Tümen’in birkaç saat içinde cepheye sürülen 8.000 kişilik mevcudunun 5.100’ü kaybedilmişti. 3 / 4 Mayıs 1915 gecesi yapılan bu taarruz, taarruza katılan Türk birliklerinin boş yere kırdırılmasından başka hiçbir sonuç vermemiştir. Üstelik işin bir başka vahim yanı da bölgedeki üst komutanlık durumunda olan 3’üncü Kolordu Komutanlığına, taarruz edileceğine dair her hangi bir bilginin verilmemiş olmasıydı. Bir anlamda Seddülbahir Cephesi’nin Al­man komutanı her şeyi tek başına kararlaştırmış ve uygulamıştı.

>3/ 4 Mayıs 1915 gecesi gerçekleşen taarruz ile ilgili olarak 3’üncü Ko­lordu Komutanlığı tarafından 5’inci Ordu Komutanlığına verilen 5 Ma­yıs 1915 tarihli rapor şöyledir:

“Güney Grup Komutanlığı tarafından düşünülüp, bu ana kadar adı geçen komutanlık tarafından kolorduya henüz tasarlanması ve yapılması haberi verilmemiş bulunan önceki geceki taarruz­dan beklenen sonucun elde edilemediği ve birliklerin bu sabah saat 08.30’da eski mevzilerinde bulunmakta olduğu, bu günlerde taarruzun yapılamayacağı, Grup Komutanlığı’ndan bu sabah bil­dirilmiş olmakla durum bilgilerinize arz olunur.”

Doğru düzgün bir planlamaya dayanmayan, tamamen aceleye getiri­len, cepheye yeni sevk edilen bir tümeni (15’inci Tümen) birkaç saat içinde tüketen, cephedeki Türk birliklerinin ağır zayiata uğramasına yol açan bir harekatı, üstelik üst komutanlığa bildirmeden tek başına kararlaştırıp icra ettiren Güney Grup Komutanı Albay Von Sodens­tern, 4 Mayıs 1915 gecesi geç saatlerde 5’inci Ordu Komutanlığı tarafından, hastalandığı öne sürülerek görevinden alındı ve İstanbul’a gönderildi.

Görevden alınan bu Alman subayının yerine ise yine bir başka Alman subayı, 15’inci Kolordu Komutanı Tuğgeneral (Alman Ordusu’nda Al­bay) Erich Weber atandı.

Çanakkale Cephesi’nde yaşanan bu ve benzeri (Arıburnu Cephe­sindeki 19 Mayıs Taarruzu gibi) acı tecrübeler, dersler çıkartılan ör­nekler oluşturmuş ve yıllar sonra ATATÜRK, bu tür olayların vahim sonuçlarını hatırlatan önemli bir söz söylemiştir:

“Yarım hazırlıkla, yarım tedbirle yapılacak taarruz, hiç taarruz etmemekten çok daha kötüdür.”

Yazar Hakkında

Yorum Yapın