Seddülbahir Cephesi Muharebeleri – Bölüm 2

  • Yazar: erkan
  • Tarih:Şub 18, 2017
  • KategoriGenel
  • yorum ( 0 )

Her iki taraf açısından başlangıç durumu değerlendirilirse, aşağıda sı­ralanan sonuçlara varmak mümkündür:

>İngiliz taarruz planı; sahillerde tertiplenmiş en büyük (bir İstihkâm bölüğü ile takviyeli bir piyade taburu) Türk birliğinin, en kısa sürede saf dışı bırakılmasını öngörmesi, Türklerin 5’inci Ordusunun Komu­tanı Liman Von Sanders’in savunma anlayışı doğrultusunda, Alçıtepe Köyü’ne kadar derinlikte boş bırakılmış arazi üzerinde, kolayca ileri harekata devam edilmesini sağlayacak tarzdaydı. Bu durum; çıkarmalar öncesi düşmanın, belli bir seviyede de olsa keşif ve is­tihbarat çalışması yaptığını göstermektedir.

>Türk tarafının savunma anlayışına göre, bölgedeki tertiplenme dahilinde en kuvvetli tutulan kesim, düşmanın çıkarma harekatının sıklet merkezine rastlayan sahillerdi. Aslında bu durum, Liman Von Sanders’in savunma anlayışı ile pek örtüşmemekte olup, düşmanın girişebileceği olası çıkarmalar konusunda önceden Türk komutanla­rın düşündüğü tedbirlerin bir sonucudur.

Alçıtepe Köyü kuzeyi, batısı ve güneyinde bulunan bütün sahiller, 9’uncu Tümen’in 26’ncı Alayına tahsis edilmiştir 2’ncı Alaya verilen bölgedeki sahillerin uzunluğu yaklaşık 20 kilometreyi bulmaktaydı.

Kum Limam’na hâkim Çam Tepe hizasından başlayıp, Eski Hisarlık doğusuna kadar uzanan bu sahillerde, çıkarma yapmaya elverişli bölgeler ise bellidir. Nitekim bu bölgeler; Morto Koyu, Ertuğrul Koyu, Tekke Koyu, Zığındere Ağzı ve Kum Limanı idi.

Bu nedenle 26’ncı Alay üç taburundan birini (3’üncü Tabur) Morto Koyu, Ertuğrul Koyu ve Tekke Koyu bölgesinde, diğerini (4’üncü Ta­bur) ise Kum Limanı bölgesinde tertiplemişti. İhtiyatta tuttuğu tabur­dan (2’nci Tabur) bir bölüğü Zığındere Ağzı’na, bir takımı da Eski Hi­sarlık Tepe’ye yerleştirmişti. Türk birlikleri açısından sıkıntı yarata­cak en önemli ayrıntı, gerektiğinde kullanılabilecek ihtiyat kuvvetle­rinin miktarı ve bölgeye uzaklıkları idi.

İngiliz planının başarılı olabilmesi için öncelikli şart; Ertuğrul ve Tekke Koyları’nı savunan Türk birliğinin, bir hamlede ve en kısa sürede sa­vunduğu mevzilerden sökülüp atılması veya imha edilmesidir. Ancak yaşananlar göstermiştir ki söz konusu “öncelikli şart” yerine getirile­memiş ve İngilizlerin büyük umutlar bağladığı “Gelibolu Harekatı”, kendileri için büyük bir hayal kırıklığı olarak tarihe yazılmıştır.

İngilizler ile müttefiklerinin hazırladıkları planların, umutlarının ve ha­yallerinin sonunun ne olacağını ise Ertuğrul ve Tekke Koyları’nın ya­maçlarında, Ay Tepe’de, Gözcübaba Tepesi’nde, Harapkale Tepesi’nde, Seddülbahir Köyü’nün sokaklarında çarpışan Türk askerinin kararlı ve inatçı savunması belirlemiştir. Kararlı ve inatçı savunmaları İle sadece bir büyük savaşın değil, büyük bir milletin de kaderini belir­leyen bu askerler, 9’uncu Tümenin 26’ncı Alayının 3’üncü Taburunu oluşturan, çoğunun ismini dahi bilmediğimiz kahramanlardır.

Bu noktada açıklık getirilmesi gereken bir konu vardır. O konu da Ertıığrul Koyu’na yapılan çıkarmayı karşılayan Türk askerlerinin sayısı­dır Bölgeyi ziyaret edenlere genel olarak anlatılan; Yahya Çavuş ve 13 arkadaşının, Ertuğrul Koyu’na yapılan çıkarmayı karşıladığı yö­nündedir. Ancak gerçek şudur ki Ertuğrul Koyu’na bakan yamaçlarda tertiplenen birlik, yaklaşık 250 mevcutlu 10’uncu Bölük’tür. Bu bölük 25 Nisan 1915 günü akşama doğru, ihtiyatta tutulan 11 ’inci Bölük’ten iki takımla desteklenmiş ve Ertuğrul Koyu savunucularının sayısı yak­laşık 400 kişiye ulaşmıştır.

Yazar Hakkında

Yorum Yapın