Seddülbahir Cephesi Muharebeleri – Bölüm 12

  • Yazar: erkan
  • Tarih:Şub 28, 2017
  • KategoriGenel
  • yorum ( 0 )

Fransızların amacı; Türk siperlerinin dirsek yaptığı bu noktayı kopart­mak ve kendi ileri hat mevzilerini, daha da ileriye taşıyarak, müttefik cephesinin girinti yaptığı orta kesiminin sağ yanını güven altına almaktı Taarruz zamanı 21 Haziran 1915 saat 06.00 olarak belirlendi. Fransız topçusu, kendisine destek veren İngiliz ve gemi topçularının ateşleriyle 20 Haziran 1915 sabahı, bölgedeki Türk mevzilerine ateş açtı.

21 Haziran 1915 sabahı saat 04.30’a kadar aralıklarla sürdürülen bombardıman, bu saatten sonra yoğunluğunu arttırdı. 2’nci Tümen’in savunduğu mevzileri hedef alan topçu bombardımanı boyunca İngiliz ve Fransız topçusunun 83 Rakımlı Tepe ve civarındaki Türk siperleri­ne attığı muhtelif çap ve cinste top mermisinin sayısı, General Oglander’ın verdiği bilgiye göre (Gelibolu Harekatı, 2’nci Cilt, Sayfa 96) 32.050’dir. Bombardıman; taarruz edilmesi planlanan yaklaşık 600 metrelik Türk cephe hattının neredeyse her 9 metrelik bölümü, bir namluya tahsis edilebilir sayıda top ile gerçekleştirilmiştir.

Saat 06.00’da başlaması öngörülen Fransız taarruzu, Fransız ve İngi­liz topçusunun saat 04 30’dan sonra ateşlerini Türk hatlarının gerilerine kaydırması İle birlikte başladı Fransızların amacı; ilk hamlede 83 Rakımlı Tepe’yi almak, sonrasında ise bu tepenin yaklaşık 600 metre kuzeydoğusunda bulunan ve yine Fransızlar tarafından “Quadrilate­ral” (Dörtgen) olarak tanımlanan, ikinci hat Türk siperleri üzerindeki bir diğer direnek noktası, Kutsi Bey Tepesi’ni de ele geçirmekti.

Taarruzu karşılayacak 2’nci Tümen birlikleri; 6’ncı Alay solda, Vinci Alay sağda olmak üzere birinci hatta tertiplenmişlerdi. 5’inci Alay ikin­ci hat siperlerinde bulunuyor, 12’nci Tümen ise ihtiyatı oluşturuyordu.

Taarruzun başlangıcında Fransızlar, bombardıman sırasında barınıl­maz hale gelen 83 Rakımlı Tepe üzerindeki ilk hat Türk siperlerini, do­layısıyla 83 Rakımlı Tepe’yi ilk hamlede ele geçirdiler. 83 Rakımlı Tepe’ye yönelen taarruz, aslında 6’ncı Alay ile 1’nci Alayın ara hattı böl­gesine rastlamış ve bu bölgede Türk cephe hattı sarsılmıştı.

Ağır zayiat veren 2’nci Tümen, ihtiyattaki 12’nci Tümen birlikleriyle takviye edilerek karşı taarruza geçildi. Bu taarruz sonucunda 83 Ra­kımlı Tepe yeniden Türk kuvvetlerinin eline geçti. Ancak düşmanın aç­tığı yoğun topçu ateşi nedeniyle ele geçirilen mevzilerde yine barınılamadı. Fransızların tekrarladığı taarruz sonucunda 83 Rakımlı Tepe, yeniden Fransızların eline geçti. Fransızlar elde ettikleri başarıyı pe­kiştirmek amacıyla, öğleden sonra taarruzlarını ileri götürmek istedi­lerse de girişimleri sonuçsuz kaldı.

Birinci Kerevizdere Muharebesi ya da 83 Rakımlı Tepe Muharebesi adıyla anılan bu çarpışmalar sırasında İngiliz kuvvetleri, kendi cephe hatları üzerinden topçu, makineli tüfek ateşleri ve gösteri taarruzlarıy­la Fransızlara destek vermişlerdir.

Muharebenin ilk günü 83 Rakımlı Tepe üzerindeki çarpışmalar sıra­sında ağır yaralanan 2’nci Tümen Kurmay Başkanı Yüzbaşı Kemal, kaldırıldığı Çanakkale Hastanesi’nde 26 Haziran 1915 sabahı şehit düşmüştür. Sonrasında 83 Rakımlı Tepe, Yüzbaşı Kemal’in anısına “Kemal Bey Tepesi” olarak tanımlanmıştır.

Birinci Kerevizdere Muharebesi’nde İngiliz ve Fransız zayiatı 7.000, Türk zayiatı ise 5.800’ü bulmuştur.

Muharebenin sonucu ile ilgili olarak Liman Von Sanders’in Enver Paşa’ya gönderdiği 22 Haziran 1915 tarihli raporda kullandığı ifadeler, Çanakkale Kara Muharebeleri’nin en belirgin özelliğini anlatır niteliktedir. Söz konusu raporda yer alan ifadeler şunlardır:

“Düşman öteden beri ve özellikle son zamanlarda yaptığı taar­ruzlarda, anlatılamayacak derecede çok cephane ve insan harcı­yor. Merak nedeniyle sayılmış ve düşmanın obüs ve gemi topla­rıyla bir dakikada 150 top mermisi attığı tespit edilmiştir. Biz ise pek çok insan ve az sayıda cephane feda ediyoruz. Feda edebildiğimiz cephaneyse, düşmanın ki gibi donanma ve obüs cepha­nesi değildir.”

Liman von Sanders’in “feda edebildiğimiz cephane” olarak kastettiği cephane cinsi, daha çok tüfek ve makineli tüfek mermisidir.

Türk topçusunun Çanakkale Cephesi’ndeki muharebeler süresince en büyük sıkıntısı, toplar için gerekli cephanenin tedariki olmuştur.

Mevcut topların çoğu da yatık mermi yollu sahra ve dağ toplarıdır. Ge­nelde 75 mm çapında olan bu topların yatık mermi yollu atışları ile atı­lan tahrip danesi tipindeki mermiler, düşman siperleri içine pek fazla etki etmemekteydi. İhtiraklı mermiler ise ancak taarruz halindeki düş­man piyadesi üzerinde etkili olabiliyordu.

Yazar Hakkında

Yorum Yapın