Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’na Girme Süreci 2

Mehmet Emin Paşa’nın yerine Müstahkem Mevkii Komutanlığı’na, 29 Kasım 1914 günü Mirliva (Tuğgeneral) rütbesine terfi ettirilecek olan Albay Cevat Bey (Org. ÇOBANLI) atandı.

Alman gemilerini takip eden ve bu gemi­lerin peşinden Çanakkale Boğazı önleri­ne gelen İngiliz gemileri ise Gökçeada ile Bozcaada arasındaki bölgede sürekli dev­liye dolaşmak suretiyle boğaz girişini ab­luka altına aldılar.

Çanakkale Boğazı’nın Ingiliz gemileri ta- mfından abluka altına alındığı haberi, Çanakkale Mutasarrıflığının İstanbul’a gönderdiği bir diğer telgraf ile öğrenildi.

Yine Mutasarrıf Fuat tarafından imzalanmış telgraf metninde yer alan ifadeler, şu şekildeydi:

  • 16 Ağustos 1914

Çanakkale’den ayrılıp Marmara’ya geçen Alman savaş gemileri, 13 Ağustos 1914 günü Erdek’te kömür ikmali yaptıktan sonra Tuzla önle­rine geldiler. OsmanlI Hükümeti, bu iki Alman savaş gemisini, “80 mil­yon mark” karşılığında satın aldığını ilan etti. (17)

  • 9 Eylül 1914

Sultan I. Süleyman (Kanuni) döneminden itibaren uygulanmakta olan Kapitülasyonlar kaldırıldı. Bu durum, o zamanki İfadesi ile “Imtiyaz-ı Ecnebiye’nin Lağvı”, günümüz ifadesi ile “Yabancılara Tanınan Ayrı­calıkların Kaldırılması”olarak adlandırıldı.

Goeben ve Breslau gemilerinin komutanı Alman Amiral Wilhelm An­ton Souchon, Osmanli Donanması’nın Birinci Komutanlığı’na atandı. Böylece Osmanli Donanması’nda bulunan bütün savaş gemileri, bu Alman Amiralinin emrine verilmiş oldu.

O dönemde Donanma Birinci Komutam’nm amiri, Bahriye Nazırı (De­nizcilik Bakanı) idi. Fakat Amiral Souchon, Alman İmparatoru tarafın­dan Akdeniz’deki Alman-Avusturya Müttefik Deniz Filosu Komutanlığı’na atandığını öne sürerek, sadece İmparatordan emir alabileceğini, bu nedenle de Bahriye Nazırı Cemal Paşa’dan bağımsız hareket et­mek isteğini belirtti.

  • 10 Eylül 1914

Alman orduları, Marne Meydan Mu­harebesini kaybetti. Böylece Alman Orduları’nın Batı Cephesi’ndeki ilerle­yişleri, Paris’e “40 kilometre” kala durduruldu. Batı Cephesi’ndeki bu önem­li gelişme, Almanya’nın Osmanli Devleti’ni bir an önce savaşa sokma te­şebbüslerini hızlandıran, başlıca etkenlerden biri olmuştur.

  • 21 Eylül 1914

Amiral Souchon kendi kişisel kararıy­la, Osmanli Donanması’m Karade­niz’e çıkarmaya kalkıştı. Bahriye Na­zırı Cemal Paşa’nın “geri dön” emri yerine, sadece Alman Genel Karargahı’ndan emir alabileceği konusun­daki ısrarını sürdürdü. Enver Paşa, önceleri bu olaya seyirci kaldıysa da Osmanli Nazırlar Heyeti’nin tepkisi üzerine Amiral Souchon’dan geri dönmesini rica etti.

  • 26 Eylül 1914

Mnhriye Nazırı Cemal Paşa ile Osmanli Donanması’nın Birinci Komu­tum Amiral Souchon arasında meydana gelen bu görüş ayrılığı, Alman Büyükelçisi Wangenheim’in Sadrazam Sait Halim Paşa’ya gön­derdiği bir mektup ile son buldu. Bu mektupta şu çarpıcı ifadeler yer alıyordu:

“Amimi Souchon, yalnız Alman İmparatorundan emir alır. Goeben ve Breslau gemileri, Osmanlı bayrağı çekmekle birlikte Almandırlar ve Amiral onları Berlin’den alacağı buyruklara göre kullanabilir. OsmanlI makamları, bu işe hiç karışmazlar. Amiral, OsmanlI gemilerinin de komutanı sıfatı ile bu görevlerinin gerek­lerine uyacaktır.”

  • Evlül 1914

Çanakkale Boğazı dışında keşif ve devriye görevi yapmakta olan Akhisar torpido gemisi, bir İngiliz muhribi tara­fından durdurularak, Türk gemilerinin bundan böyle boğazdan çıkmamaları, aksi olursa ateşle karşılanacakları şeklinde uyarıldı.

  • Evlül 1914

Akhisar torpido gemisinin karşılaştığı durum nedeniyle İstanbul ve Çanak­kale Boğazları her türlü geminin geçi­şine kapatıldı.

  • Ekim 1914

Enver Paşa, Osmanlı Filosu’nu eğitim amacıyla Karadeniz’e çıkartması için Amiral Soushon’a izin verdi.

  • 20 Ekim 1914

Almanya, Osmanlı Devleti’ne “savaş masraflarının karşılanması için” 5.000.000.- altın lira tutarında “yıllık % 6 faizli” kredi verdi. Bu kredi; anlaşmanın imzalanmasından 10 gün gün sonra 750.000.- lira, bakiyesi ise savaş ilanından 30 gün sonra 400.000.- liralık 10 taksit halinde kullanılacaktı.

Enver Paşa Türk komutanlara haber vermeden, Alman Genelkurmayı ile “savaş planının yürütülmesi konusunda” gizli bir anlaşmaya vardı. Bu anlaşmanın birinci maddesinde şunlar yazılıydı;

“Osmanlı Filosu, savaş ilan etmeksizin Karadeniz’deki Rus filo­sunu batıracak ve deniz üstünlüğünü kazanacaktır. Harekete geçme zamanı Amiral Souchon’a bırakılmıştır.”

  • Ekim 1914

Enver Paşa, Amiral Souchon’a yazılı ve kısa bir emir verdi. Bu emirde yazılı olanlar şunlardı:

“Türk filoları Karadeniz’de zor kullanmak suretiyle h/iklmiyet ka­zanmalıdır. Rus filosunu arayınız ve nerede bulurumu, savaş ilan etmeksizin hücum ediniz.” (20)

Bahriye Nazırı Cemal Paşa, Enver Paşa’nın kendisini ikna etmesi üzerine gemi komutanlarına hitaben bir emir yayınladı. Bu emrin içeri­ği ise şöyleydi:

“Donanmamızın Birinci Komutanlığı’na atanmış bulunan Amiral Souchon tarafından, donanmanın talimi için Karadeniz’de bulu­nulduğu sırada, verdiği her çeşit emre harfi harfine uyulmasını ve bu hususta katiyen tereddüt gösterilmeyerek, emirler gereğinin her türlü haller ve şartlar dairesinde yapılmasını isterim.” (21)

  • Ekim 1914

Osmanlı Nazırlar Heyeti, Enver ve Cemal Paşaların verdiği emirler­den habersiz, “savaşa girmek” konusunu görüşmek üzere toplandı. Toplantı sonunda aşağıdaki kararlar alındı:

“Donanmaya ait meselelerin de Enver Paşa’mn sorumluluğuna bırakılmasına, fakat savaşa meydan verecek hallerden kaçınıl­masına…” (22)

  • Ekim 1914

Alman Elçisi tarafından Amiral Souchon’a bir talimat verildi. Bu talimat şu şekildeydi:

“Enver ve Cemal Paşaların emirlerine uygun olarak hemen deni­ze açılmak ve bütün vasıta ve kudret ile çarpışmak gerekmekte­dir.” (23)

Söz konusu talimat doğrultusunda Yavuz ve Midilli, beraberlerinde Osmanlı Donanması’ndan dokuz parça gemiyle birlikte, İstinye önle- ıinden demir alarak Karadeniz’e açıldılar.

Önderlerine Türk bayrağını toka etmiş 11 gemiden oluşan bu filo, Al­man Amirali Wilhelm Anton Souchon’un emir ve komutası altında, Os­manlı Devleti’ni tarihindeki son savaşı olan Birinci Dünya Savaşı’nın İçine çekecek gerekçeyi yaratmak üzere yola çıktı.

  • Ekim 1914

Sonrasında Karadeniz’de olan biteni ilk olarak Alman Büyükelçiliği haber aldı ve gelişmeleri Harbiye Nezareti’ne iletti. Alınan bilgiler doğ- nıltusunda bir bildiri yayınlandı. Bildiride şu ifadeler yer almaktaydı: Osmanlı Donanması talim ve manevraları ile meşgul bulunduğu sırada, Rus filosu tarafından gözetlenmiş ve talim hareketleri bo­zulmuştur. 29 Ekim de aynı filo, düşmanca hareketlere girişmiş- ılı Bunun üzerine Osmanlı Donanması karşı hareketlere geçmiş, Purut adlı mayın gemisi batırılmış, bir torpido hasara uğratılmış ve bir kömür gemisi ele geçirilmiştir. Daha sonra Odessa ve Fe­odosya Novorossisk limanlarında bulunan askeri tesisler bom­bardıman edilmiş, petrol depoları ve telslz-telgraf istasyonları tahrip edilmiş, bir gambot basara uğratılmıştır.” (24)

Bu haberi duyduğu anda Alman Askeri Islah Heyeti Başkanı Liman Von Sanders’in ilk sözlerinin şu olduğu söylenir:

“Tanrıya şükür…”

Yazar Hakkında

Yorum Yapın