Muharebe Alanları Gezi Güzergâhı Üzerinde Yer Alan Önemli Mevkiler (Gelibolu – Eceabat – Tarihi Milli Park) – Bölüm 8

  • Yazar: erkan
  • Tarih:Mar 29, 2017
  • KategoriGenel
  • yorum ( 0 )

10. Kilye Ana Tanıtım Merkezi

Kilye Ana Tanıtım Merkezi; Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) tarafından hazırlanan “Uzun Devreli Gelişim Planı” hükümleri dahilimin inşa edilmiş ve 18 Mart 2005 tarihinde hizmete açılmıştır.

Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı’nı gezmek amaçlı bölgeye gelen ziyaretçiler için bir anlamda başlangıç noktası olarak planlanmış bir tesistir. Bu güne kadar özel sektör tarafından Kilye Ana Tanıtım Merkezi bünyesinde verilen hizmetler kapsamında ziyaretçiler, Çanakkale Muharebeleri, Milli Park ve gezi güzergahı hakkında ön bilgi alabildikleri gibi, rehberlik dahil diğer bazı hizmetlerden de yararlanabilmektedirler.

11.Kilye Kalesi

Kilye Kalesi; Kilye Koyu’nda, Kabatepe yol sapağından 300 m kadar güneyde Eceabat yönünde bulunmaktadır.

Kilye Koyu’ndaki limanı ve sahilden iç kısımlara doğru yönelen arazi kesimini korumak amacıyla yapıldığı düşünülmektedir. Yapım tarihi, kesin olarak bilinmemekle birlikte, Kilye Kalesi’nin Osmanlı döne­minde de kullanılmış, savunma amaçlı bir yapı olduğu tahmin edil­mektedir.

Kale çok harap durumda olup, sadece deniz tarafında yer alan ve kule kalıntısı olduğu anlaşılan küçük bir bölümü ile yolun diğer tara­fında bulunan çeşmenin hemen arkasında bulunan duvar kalıntıları görülebilmektedir.

Duvarlarının moloz taştan, harç ile örülerek yapıldığı anlaşılmıştır. Dış yüzey kaplama taşları ise neredeyse tamamen sökülmüş durum­dadır. Günümüze ulaşabilen kule ve duvar kalıntıları haricinde, ne yazık ki kaleye ait pek fazla bir şey kalmamıştır.

12.Maltepe (İdaion)

166 metre yüksekliğinde, hem Kilye hem de Bigalı Ovalarına hakim bir tepedir. Eceabat’ın 5 kilometre kadar kuzeyinde, Kocaçimen bloğunun güneydoğu yönünde ve boğaz kıyısına doğru uzanan kolu üzerinde yer alır. Kocaçimen Tepesi’nden itibaren bu tepenin güney­doğu yönünde uzanan, Kocadere Köyü’nün kuzeyindeki Hamazlar Tepe ile devam eden ve Poyraz Tepe (veya Kilye Tepe) yamaçlarında boğaz kıyısında son bulan silsilenin en yüksek noktasını oluşturur.

Traklar döneminden kalma bir höyük olduğu söylenir. Bazı kaynaklar­da ve haritalarda, tarihte bilinen ilk adının “İdaion” olduğu belirtilmek­tedir. Ancak bu söylentileri kanıtlayacak her hangi bir arkeolojik kazı çalışması, Maltepe ve yakın çevresinde bugüne kadar yapılmamıştır. Kilye Ovası’nın kuzey yamaçları altından geçen Kilye Deresi’nden iti­baren Maltepe’ye doğru uzanan bölümde, geniş bir alanda yerleşim izleri ve prehistorik döneme ait bazı parçalar bulunmuştur. Prehistorik, Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerinde bir yerleşim yeri olarak kul­lanıldığı tahmin edilmektedir.

Maltepe; 25 Nisan 1915 sabahı Arıburnu ve civarına çıkan Anzak Kolordusu’na, Kocaçimen Tepesi – Kaba Tepe hattından sonra verilen ikinci hedeftir. Akdeniz Seferi Kuvvetler Başkomutanı General Hamilton, Kocaçimen Tepesi – Conk Tepesi – Topçular Sırtı – Kaba Tepe hattının ele geçirilmesinden sonra Maltepe’nin de mutlaka alınması gerektiğini öngörmüştür.

Bu yönde uygulanacak bir hal tarzının başarılı olması halinde, Adalar Denizi (Ege Denizi) ile Çanakkale Boğazı arasındaki bölgede uzanan hakim yükseltilerin tamamı ele geçirilmiş olacaktır. Böylece Anzak Ko­lordusu, hem Trakya yönünden gelecek Türk kuvvetlerinin önünü ke­sebilecek, hem de kuzey yönünden Kilitbahir Platosu’na taarruz ede­bilecektir.

Yazar Hakkında

Yorum Yapın