Muharebe Alanları Gezi Güzergâhı Üzerinde Yer Alan Önemli Mevkiler (Gelibolu – Eceabat – Tarihi Milli Park) – Bölüm 4

  • Yazar: erkan
  • Tarih:Mar 25, 2017
  • KategoriGenel
  • yorum ( 0 )

6.Akbaş (Sestos veya Sestus)

Uluflu Tepe’nin eteklerinde, Akbaş Şehitliği’nin batısında yer alır. Stra­tejik bakımdan önemli bir mevkide yer alan şehir, M.Ö. 650 yıllarında Aioller tarafından bir Atina kolonisi olarak kurulmuştur. Antik dönem­de, doğu tarafında, boğaz kıyısında küçük bir limanının bulunduğu anlaşılmıştır. Şehrin hemen doğusunda Jistinianus dönemine ait bir Bizans kalesi (Akbaş Kalesi) ve Osmanlı dönemine ait bir tekke bulu­nur. Akbaş Kalesi, Kültür Bakanlığı tarafından 14 Kasım 1980 tarihin­de “Arkeolojik Sit Alanı” olarak tescil edilmiştir.

Aiol kolonisine ait kalıntılar kalenin doğusundadır. Şehir; bir surla çev­rili olup bu surun uzunluğu yaklaşık 1 kilometre kadardır. Kalenin batı tarafında bir nekropol (mezarlık) alanı bulunmaktadır. Kurulduğu dö­nemden M.S. 1.400 yıllarına kadar Geometrik, Arkaik, Klasik Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerinde iskan görmüştür. M.Ö. 550’den M.Ö. 300’lerin ortalarına kadar tahıl yükleme merkezi olarak kullanıl­mıştır. Hellenistik ve Roma Dönemleri’nde önemini kaybetmiş, Jistini­anus (Jüstinyen) döneminde yeniden önem kazanmıştır.

Sestos, M.Ö. VI. Yüzyıl sonlarında Persler’in eline geçmiştir. Ancak Pers kralının Abydos’tan Sestos yakınlarına çıkardığı muazzam ordu sunun Yunanistan’da yenilerek geri çekilmesinden sonra (M.Ö. 479) Pers egemenliğinden kurtulmuştur. Bundan sonra şehir, Atik – Delos deniz birliğinin önemli bir üyesi haline gelmiştir.

M.Ö. 411 yılında Peleponnes savaşları sırasında Atina donanmasıyla Sparta donanması boğazın ağzında karşılaşmış ve zorlu deniz sava şından sonra Alkibiades komutasındaki Atina donanması galip gelerek Sestos’a çekilmiştir. Donanmanın buradan ayrılmasından sonra Sestos, Atinalıların sağlam bir kalesi olmaya devam etmiştir. Hüzünle biten bir aşk hikayesine sahne oldukları için, boğazın karşı kıyısında yer alan bir diğer önemli kent Abydos ile birlikte anılmışlardır.

Efsaneye göre Sestos’da bulunan Afrodit tapınağının rahibelerinden Hora, karşı kıyıda bulunan Abydos kentinden Leandros ile tanışır ve birbirlerine aşık olurlar. Leandros her gece sevgilisi Hera’ya kavuş­mak için Çanakkale Boğazı’nı yüzerek geçer. Hera da Leandros’a meşale ile yol gösterirmiş. İki sevgili buluşurlar, bütün gece birlikte olurlar ve Leandros gün ağarırken tekrar karşı kıyıya dönermiş.

Leandros, bir gece yine karşı kıyıda elinde meşale ile kendisini bekle­yeni güzel Hera’ya kavuşmak için her zamanki gibi boğazın serin sularına atlar. Ancak aniden çıkan fırtına Hera’nın elindeki meşaleyi söndürür. Boğazın çılgın dalgalarıyla boğuşmakta olan Leandros, ışığı göremeyince nereye çıkacağını kestiremeyerek saatler süren uğraş­tan sonra dalgalara yenilir.

Yazar Hakkında

Yorum Yapın