Muharebe Alanları Gezi Güzergâhı Üzerinde Yer Alan Önemli Mevkiler (Gelibolu – Eceabat – Tarihi Milli Park) – Bölüm 36

  • Yazar: erkan
  • Tarih:Nis 26, 2017
  • KategoriGenel
  • yorum ( 0 )

57.Kanlı Dere

Alçı Tepe’nin güney yamaçlarından başlayıp, genel olarak kuzeydoğu güneybatı ekseninde uzanan ve Morto Koyu’na dökülen bir deredir. Seddülbahir bölgesinde yer alan beş önemli dereden biridir. Bütün bu dereler ve bunların oluşturdukları dere yatakları veya vadiler, doğu­dan batıya doğru sırasıyla; Kereviz Dere, Süleyman Reis (Morto) De­resi, Kanlı Dere, Kirte deresi ve Zığın (veya Sığın) Dere’dir.

Kanlı Dere’nin doğu yamacını Yüzbaşı Şevki Sırtı, batı yamacını ise Yüzbaşı Süreyya Sırtı oluşturur. Seddülbahir Cephesi’nin bütünü için­de değerlendirildiğinde, cephenin orta kesiminin doğusunda kalır. Mu­harebeler sırasında şiddetli çarpışmalara sahne olmuştur.

58. Skew Bridge Mezarlığı

Çanakkale Şehitler Abidesi’nden Seddülbahir yönünde gidilirken, Seddülbahir – Alçıtepe yolu ile birleşme noktasına yaklaşıldığında sağ yanda görülebilir. Ağaçlıklı bir alan içinde yer almaktadır. Mezarlık, adını, muharebeler sırasında Kanlı Dere üzerinde bulunan tahta köprüden almıştır. Bu köprüden, günümüze her hangi bir kalıntı ulaş­mamıştır.

Skew Bridge mezarlığında; 250’si İngiliz, 9’u Avustralyalı, 2’si Yeni Zelandalı, 1’i Hintli ve 345’i kimliği meçhul olmak üzere toplam 607 savaş ölüsü gömülüdür.

59.Yalçı Tepe [Observation Hill (Gözetleme Tepe)]

Skew Bridge Mezarlığı’nın bulunduğu bölgenin kuzey yönünde yer alır. Kuzeydoğu – güneybatı ekseninde uzanan Yüzbaşı Süreyya Sırtı’nın güney ucuna yakın, yaklaşık 40 metre yüksekliğinde, önemli bir yükseltidir.

Alçıtepe Köyü – Seddülbahir yolu bu tepenin üzerinden geçer. Karılı Dere’ye bakan yamaçlarında muharebelerden kalma, İngilizlere alt yer altı sığınaklarının kalıntıları mevcuttur. Ayrıca Yalçı Tepe üzerinde uzanan ağaçlarla kaplı arazide birçok siper kalıntısını da görmek mümkündür.

60.Karaağaç Tepesi (Protesilas Höyüğü)

Çanakkale Şehitler Abidesi’nden Seddülbahir yönünde gidilirken, Alçıtepe Köyü – Seddülbahir yolu ile kesişen noktanın sağ yanında, yol­dan yaklaşık 200 metre kadar ileride, üzeri ağaçlarla örtülü küçük bir tepecik görülür. Bu tepe; Karaağaç Tepesi ya da bilinen diğer adıyla Protesilas Höyüğü’dür. Mevkii olarak Seddülbahir Köyü’nün 3 kilomet­re kadar kuzeydoğusunda, Kirte Deresi’nin hemen batısında ve Morto Koyu’ndan yaklaşık 1 kilometre kadar içeride yer alır. Orta büyüklükte bir höyük olup, bu güne kadar Gelibolu Yarımadası üzerinde tespit edilen en eski yerleşimlerden biri olduğu anlaşılmıştır. Höyük konisi­nin çapı 100 metre, yüksekliği ise yaklaşık 11 metredir.

Buradaki ilk arkeolojik kazılar 1882 yılında, Troia (Truva) kazılarını da gerçekleştiren Alman arkeolog Heinrich Schliemann tarafından yapıl­mıştır. Schliemann; İliada Destanı’nda adı geçen, Troia Savaşı kahra­manlarından Protesilas’ın tümülüsü (mezarı) zannederek (M.Ö. 134’te aynı gerekçeyle Büyük İskender’in burayı ziyaret ettiği söyle­nir), Troia kazılarına devam ettiği dönemde burayı da kazmış, ancak burasının bir mezar olmadığını anlayınca kazı çalışmalarına son ver­miştir. Buna rağmen Karaağaç Tepesi adıyla bilinen höyüğün adı Protesilas Höyüğü” olarak anılmaya devam etmiştir.

Höyük; bölgenin kültür tarihi açısından büyük bir öneme sahiptir. Ne­olitik ve Kalkolitik kalıntıları barındırdığı saptanan bilebildiğimiz tek yerleşim yeri olup, bilhassa Troia II dönemi hakkında karanlıkta kalan ayrıntıların anlaşılmasına da katkı sağlamıştır. “Protesilas Höyüğü” veya bilinen adıyla “Karaağaç Tepesi”, Kültür Bakanlığı tarafından 14 kasım 1980 tarihinde arkeolojik sit alanı olarak tescil edilmiştir.

 

Yazar Hakkında

Yorum Yapın