Muharebe Alanları Gezi Güzergâhı Üzerinde Yer Alan Önemli Mevkiler (Gelibolu – Eceabat – Tarihi Milli Park) – Bölüm 35

  • Yazar: erkan
  • Tarih:Nis 25, 2017
  • KategoriGenel
  • yorum ( 0 )

55.Süleyman Reis Deresi (Morto Deresi)

Çanakkale Kara Muharebeleri’nin üç cephesinden biri olan Seddülba- hir Cephesi’nin yer aldığı bölgede bulunan beş önemli dereden biridir. Çanakkale Şehitler Abidesi’nden ayrılıp Seddülbahir yönüne gidilirken, Fransız Mezarlığı’na gelmeden önce sağ yanda görülen ve sahil­den itibaren kuzeydoğu yönünde uzanan vadi, daha çok bilinen adıy­la Süleyman Reis Deresi’nin, bazı haritalarda rastlanan adıyla da Morto Deresi’nin yatağını oluşturan vadidir.

Süleyman Reis Deresi, 25 Nisan 1915 sabahı Çanakkale Kara Muha­rebeleri başlarken bölgedeki Türk kuvvetlerinin tertiplenme durumu kapsamında 26’ncı Alayın 2’nci ve 3’üncü Taburlarının ara hattını oluşturmuştur. Kıyı savunması ile görevli Türk birliklerinin, bilhassa Ertuğrul ve Tekke Koyları ile Seddülbahir Köyü’nü savunan 26’ncı Alayın 3’üncü Taburunun, 26 Nisan 1915 günü saat 14.30’dan itibaren Alçıtepe Köyü istikametinde geri çekilmeye başlaması sonrasın­da, düşmanın denetimine geçmiştir.

Süleyman Reis Deresi ve civarına ilk ulaşan düşman birliği, 25 Nisan 1915 sabahı Eski Hisarlık Tepe’sini ele geçirip, bu tepe üzerinde tertiplenen İngiliz taburuna bağlı unsurlardır. 26 Nisan 1915 günü saat 4.30’dan sonra bölgeye hakim olan İngilizler, Eski Hisarlık Tepesi dahil olmak üzere Ertuğrul Tabyası’na kadar olan bölgeyi, 27 Nisan 1915 akşam saatlerinde karaya çıkan Fransız kuvvetlerine devretmiş­lerdir.

Muharebeler sırasında Seddülbahir Cephesi’nin doğu kanadı üzerin­de görev yapan Fransız kuvvetleri için Süleyman Reis Deresi, ön hatlarına irtibatı sağlayan en önemli yaklaşma yollarından biri olarak kullanılmıştır. Ayrıca Fransızlar, ulaşımı kolaylaştırmak için dere yatağı­nın oluşturduğu vadinin bir bölümüne dekovil hattı döşemişlerdir. Söz konusu dekovil hattı, Şevki Paşa Haritası’nın 42 No’lu paftasında işaretlidir.

56.Fransız Mezarlığı

Çanakkale Kara Muharebeleri sırasında, Seddülbahir bölgesinde İtilaf kuvvetleri cephesinin sağ kanadından sorumlu olan (başlangıçta tü­men, sonrasında kolordu seviyesinde) Fransız kuvvetleri, 27 Nisan 1915 akşam saatlerinden itibaren Gelibolu Yarımadası’na çıkmışlardır.

Fransızlar, 28 Nisan 1915 günü gerçekleşen I. Kirte Muharebesi’nden itibaren Seddülbahir Cephesi’ndeki çarpışmalara katılmışlardır.

12 Aralık 1915 tarihinden itibaren tahliye edilmeye başlanan Fransız kuvvetlerinden geriye kalan son birliğin de 24 Aralık 1915 günü çekil­mesine kadar bölgede görev yapan Fransızlar, Türk kuvvetleri karşısında pek fazla bir varlık gösterememişler ve sadece küçük mevzi ba­şarılarla yetinmek zorunda kalmışlardır. Seddülbahir Cephesi’nin do­ğu kanadı üzerinde Fransız kuvvetlerinin ilerleyebildiği son hat, Kutsi Bey Tepesi’dir.

Bu bölgedeki muharebeler esnasında hayatını kaybeden Fransız Or­dusu personeli, yine muharebeler süresince bölgedeki 13 ayrı nokta da oluşturulan mezarlıklara defnedilmiştir. Muharebeler sırasında Fransızlar tarafından oluşturulan mezar yerleri, Şevki Paşa Haritası’nın 38 ve 42 No’lu paftalarında işaretlidir.

Fransız Hükümeti, Çanakkale Muharebeleri’nden yaklaşık 10 yıl sonra Lozan Antlaşması’nın savaş mezarlıkları ile ilgili hükümlerine dayanarak ve o dönemdeki Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile anlaşarak, kendilerine tahsis edilen bölgede (şimdiki mezarlık alanı -Tombabahçe kuzeyi) 1926 – 1930 yılları arasında, bugünkü anıt – mezarlığı inşa etmişlerdir.

Mezarlıkta 2.360 kimliği belli olanın yanı sıra, 12.022 kimliği meçhul, toplam 14.382 savaş ölüsü gömülüdür. Kimliği belli olanlar tek kişilik mezarlara, diğerleri ise her biri 3.000 kişilik 4 ayrı bölüme toplu olarak gömülmüştür. Tek kişilik mezarların hepsinin başına demir bir haç di­kilmiştir. Bu savaş ölülerinin önemli bir bölümü, o dönemde Fransız sömürgesi olan Senegal, Fas ve Cezayir gibi ülkelerden getirilmiş sö­mürge askerlerdir. Neredeyse tamamı Müslüman olan bu sömürge askerlerinden tek kişilik mezarlarda gömülü olanların başlarına da ay­rım yapılmadan haç dikilmiş ve dolayısıyla bunların inançlarına bile saygı gösterilmemiştir. Ayrıca mezarlıkta bulunan anıtın üzerinde yer alan “Fransa için öldüler” ibaresi, dikkat çekicidir. Fransız Anıt – Me­zarlığında açıkça fark edilen bu durum, ister istemez bizlere ATATÜRK’ün şu önemli sözünü hatırlatmaktadır. “Ulusal benliğini kay­beden uluslar; başkalarının uşağı durumuna düşerler. ”

Yazar Hakkında

Yorum Yapın