Muharebe Alanları Gezi Güzergâhı Üzerinde Yer Alan Önemli Mevkiler (Gelibolu – Eceabat – Tarihi Milli Park) – Bölüm 18

  • Yazar: erkan
  • Tarih:Nis 08, 2017
  • KategoriGenel
  • yorum ( 0 )

29. Rumeli Mecidiye Tabyası ve Seyit Onbaşı Anıtı

Namazgah ve Rumeli Hamidiye Tabyalarını geçtikten yaklaşık 300 metre sonra yolun sağ yanında yüksekçe bir yerde inşa edilmiş bulu­nan Rumeli Mecidiye Tabyası, 4’üncü Ağır Topçu Alayının 2’nci Ağır Topçu Taburuna bağlı 5’inci Bataryanın bulunduğu merkez istihkamla­rından biriydi.

Çanakkale Boğazı’nın savunulması bakımından önemli bir konuma sahip olan Rumeli Mecidiye Tabyası, 18 Mart 1915 tarihli Boğaz Mu­harebesi sırasında Birleşik Filo’nun başlıca hedefleri arasında yer almıştır. 18 Mart 1915 günü, kendisini hedef alan “Agamemnon” ve) “Lord Nelson” muharebe gemilerinin 8 adet 305 mm’lik ve 20 adet 234 mm’lik toplam 28 topuna karşılık, bu tabyada 4 adet uzun nam­lulu 240/35 mm’lik ve 2 adet kısa namlulu 280/22 mm’lik top bulun­maktaydı.

Boğaz muharebesi sırasında Rumeli Mecidiye, Rumeli Hamidiye vo Namazgâh Tabyalarının bulunduğu bu bölgeye yüzlerce top mermisi düşmesine karşılık, tabyada bulunan toplardan yalnızca 240/35 mm
çapında, uzun namlulu olanlar kullanılmış ve düşman gemilerine top­lam “93” atış yapılmıştır.

Rumeli Mecidiye Tabyası personeli, başlarında batarya komutanı Yüz­başı Mehmet Hilmi (SANLITOP) olmak üzere, boğazı savunan tüm topçularımız gibi kahramanca ve azimle savaşmışlar ve aralarından 16 arkadaşlarını şehit vermişlerdir. Boğaz savunmasında görev yapan askerlerimiz, Seyit Onbaşı’nın şahsında burada anıtlaşmışlardır.

“Çanakkale Geçilmez” deyişini tarihe yazdıran Mehmetçiklerden biri olan Seyit Onbaşı, 18 Mart 1915 günü Boğaz Muharebesi sırasında görev yaptığı 240/35 mm’lik topun 140, 190,

215 kg ağırlığındaki mermilerini sırtlayıp, kal­dırarak ateşin devamını sağlamıştır.

Bu durum; Rumeli Meci­diye Tabyası’nda görev yapan bataryanın komu­tanı Yüzbaşı Mehmet Hilmi’nin anılarında (“Çanakkale Geçilme­di – Yüzbaşı Mehmet Hilmi”(Gazanfer SANLITOP, GOA Ya­yınları, 2005) şu şekilde anlatıl­maktadır:

“Cephane tamamlama işlerini hızlandırmak için 190 – 215 kg ağırlığındaki mermileri koltuğunda ve sırtında taşıyanlar vardı. Hu durumu bütün millete göstermek için 18 Mart Savaşandan he­men sonra, o zamanki Savunma Bakanlığı’nın foto muhabirleri bataryaya gelerek, Edremitli Seyit’in topa mermi çıkardığının res­mini çekmişlerdi. Bu resim Harp Mecmualarında da vardır. ”

Aslında o gün Seyit Onbaşı ve arkadaşları, o veya bu ağırlıkta bir mermiyi değil, koskoca bir milletin var olma direncini yerden alıp aya­ğa kaldırmışlar ve Türk Ulusu’nun var olma azmini ve inancını tarihe yazdıranların simgeleri haline gelmişlerdir.

Seyit (ÇABUK) Onbaşı kimdir?

Seyit Onbaşı, 1889 yılının Eylül ayında Havran İlçesi Çamlık köyünde (bugünkü adıyla Koca Seyit Köyü) dünyaya geldi. Babasının adı Abdurrahman, annesinin adı Emine’dir. 1909 yılında askere alınmış ve 1912’de Balkan Savaşları’na katılmıştır. Savaş bitiğinde terhis edilme­miş ve topçu eri olarak Çanakkale Cephesi’nde görev almıştır. Mond­ros Mütarekesi sonrasında köyüne dönerek, asıl mesleği olan ormancılık ve kömürcülüğe devam etmiştir. 1934 yılında çıkan Soyadı Kanu­nu gereğince “ÇABUK” soyadını almış, 1 Aralık 1939 yılında akciğer rahatsızlığı nedeniyle vefat etmiştir. Mezarı doğduğu köydedir.

Yazar Hakkında

Yorum Yapın