Gelibolu Sahillerine Uzanan Tarihi Bir Sürecin Önemi 1

Geçmiş; bu günü anlayabilmek ve geleceği yönlendirebilmek için en temel başvuru kaynağıdır.

Çanakkale Muharebeleri; Türk Ulusu adına, üzerinde enine boyuna düşünülmesi gereken bir olaylar bütünüdür. Yakın geçmişte yaşanmış bu olaylar bütünü; Türk Ulusu’nun, bugün “Türkiye Cumhuriyeti Devleti” adı verilen devletin ve bu devletin mülkünün sahibi olabilmesinin yolunu açmış, en önemli dönüm noktalarından biridir.
Çanakkale Muharebeleri; 1683 yılındaki II. Viyana Kuşatması sonrasında unutulmaya yüz tutmuş gerçekleri Türk Ulusu’na yeniden hatırlatmış ve kendisine kurtarıcı olacak, yeni bir devlet kuracak önderini, Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’Ü tarih sahnesine çıkartmıştır. Türk in-sanının Çanakkale’de yeniden hatırladığı en önemli gerçek ise şudur: “Eğer bir bedel ödemeyi göze alıyor ve o bedel ne olursa olsun ödemekten kaçınmıyorsak, var olabiliriz!”
Oldukça uzun bir zaman dilimi sonrasında farkına varılan bu gerçeğin içinde, sürekli uğranılan kayıpların zirveye ulaştığı Birinci Balkan Savaşı’nın, bir şamar gibi yüzlere çarpan sonucu da vardır. Yüzleri kızar-tan bu sonuç; Avrupa’nın her alanda yükselen değerler yaratan ilerlemesine karşılık, bu ilerlemenin çok gerisinde kalmış bir toplumun inanlarını, Çanakkale’de bambaşka bir kimliğe bürüyecek en önemli etkenlerden biri olmuştur.
Çanakkale Kara Muharebeleri’nin başlangıç safhasında Arıburnu Cephesi’ndeki kuvvetlere komuta eden Yarbay Mustafa Kemal’in (ATATÜRK), 30 Nisan 1915 günü emrindeki mıntıka komutanlarına verdiği emrin bir bölümünü oluşturan aşağıdaki ifadeleri, Birinci Balkan Savaşı’nda yaşanan felaketin, yüreklerde ve zihinlerde ne kadar derin izler bırakmış olduğunun en belirgin örneğidir.

“Karşımızda bulunan düşmanı bire kadar hepimiz ölerek, mutlaka denize dökmemiz gerektiği vicdani kanaatindeyim. İçimizde
ve kumanda ettiğimiz askerlerde, Balkan Harbi utancının ikinci safhasını görmektense, burada ölmeyi tercih etmeyenlerin bulunacağını katiyen kabul etmem.”

İngiliz ve Fransız Ordularının Çanakkale’ye yönelttiği taarruzları ile öz yurdu olarak kabullendiği toprakların da tehdit altında olduğunu gördüklerinde, Yüzyıllar boyu süren ihmalkarlıklar nedeniyle içine düşmüş oldukları yokluklara aldırmadan direnmişlerdir. Çanakkale’deki direnişin karşılığında ödedikleri bedel, kendilerine saldıranların ödediği bedelden daha ağır olmuş, Birinci Dünya Savaşı süresince Türk Ordusu’nun kaybettiği her dört askerden biri, bu cephede yitirilmiştir. Bu kadar ağır bir bedeli ödemeyi göze alanlar, İstiklâl Savaşı’nın sonucunda bütün dünyaya; “biz var olmak azmindeyiz” diyebilmişlerdir. Bu nedenledir ki Çanakkale Muharebeleri’ni tarih içindeki yerine oturtup değerlendirirken, o tarih içinde ne anlam ifade ettiğini de çok iyi anlamak gerekmektedir.

Yazının Devamını Okumak İçin Tıklayınız -> Gelibolu Sahillerine Uzanan Tarihi Bir Sürecin Önemi 2

Yazar Hakkında

Yorum Yapın