Düşman Orduları Komutanı: General Ian Hamilton

General Ian Hamilton

Çıkarmanın başladığı 25 Nisan 1915 günü General Hamilton, Amiral de Robeck ile birlikte Queen Elisabeth gemisindeki komuta odalarından savaşı seyrediyordu.

Ian Hamilton’un Sözleri

O günü anılarında şöyle anlatıyordu:

“Sivri bir tepenin ardından gün ağarıyor; deniz cam gibi pürüzsüz. Güneyden çıkartma başladı, şarapneller deniz üzerinde infilak ediyor, parçaları suya çarpıyor. Biz bu hengamenin içindeyiz şimdi. Makineli tüfekler, dişlerini göstererek mermi yağdırıyor ve mermiler üzerimizden aşıyor. Küçük silahların gürültüsü, saat 05.35 civarında azaldı ve 4000 kişilik bir birliğin karaya çıktığını öğrendik. Filikalar dolusu erlerin sahile yol aldığını gördük; karaya ulaşanlar sahil boyunca mevzilenmeye çalışıyorlar, diğer gruplar toprağı kazıyor, onları çalılıklarla örtüyor.
Dürbünle baktığımız halde, bir arıdan büyük görünmüyorlar. Birlikler dalgalar halinde ilerliyor ve kaybolan izler ardından yeni dalgalar beliriyor. Birden mevzilenip yere tam siper olduklarından onları kaybediyoruz.”

Savaş Tam Anlamıyla Başladı

Artık her cepheden savaş başladı. Amiral, bombardımanın en fazla yoğunlaşması gereken bölgeler için, benimle hem fikir. Bu nedenle, güneye doğru rota değiştirdik ve ardından Helles Burnu sahillerine döndük. Kirte Köyü karşısında tarihi bir an yaşanıyor. Çok başarılı bir çıkartma yaptık, eminim ve bu bir gerçek. Bu kelimeyi kendime defalarca tekrar ediyorum,”Gerçek!”, “Gerçek!”, “Gerçek!”
Emin olmak için gemici dürbünüyle askerlerimizi izliyorum. Bazen insanın inanmayası gelir; bir harp gemisinde rüyada gibiyim. İnsanın kağıt üzerinde şekil bulmuş olan düşüncelerinin, bir dürbün merceği içinde, çarpışan askerler halinde hareket edişini görmesi, şaşırtıcı oluyor.
Plymouth ve K.O.S. Taburları, kayalıkları kayıp vermeden tırmandılar ve verilen işarete göre, bir mukavemetle karşıdamadıkları anlaşıldı. Türkler ortadan kayboldular; görünüşte bir tehlike veya şiddet hareketi mevcut değil.Yalnız birliklerimiz kumsal arazide zigzag hareketlerle ilerlemeye çalışıyor ve cephane sandıkları ile su dolu parlak gaz tenekelerini taşıma savaşı veriyorlardı. Dürbünle baktığımda, birliklerimizden bir grup, kayalıkların dibinde gayet rahat, sakin oturuyor, belki de sigara içiyorlardı. Bu durum silahlarımız için muazzam bir sonuç, fakat Türklerin bir sürpriz yapıp manzarayı bozmayacaklarını umarım…”

Ian Hamilton’un Aşırı Güveni

Hamilton’un bahsettiği sürpriz çıkarmanın ilk saatlerinde kendini gösterecektir. Hamilton’un üslubundaki rahatlık ve kendine aşırı güven bir süre sonra yerini kaygı ve endişeye bırakacaktır.
Hamilton çıkarmanın ilk anlarına ait satırlarının devamında uzun uzun çıkarma bölgeleri hakkında tahlillerde bulunduktan sonra şöyle devam ediyordu;

“…Artık uyumaya çalışmalıyım. Çarpışma devam edecek ve birlikler hayatta kalmak için dövüşecekler. Onları can pazarında bıraktım. Belki hiçbiri bir daha İngiltere’ ye dönemeyecek. Pekâlâ, ya ben? Ben uyuyorum! Binlerce insan birbirini boğazlamak için mücadele ederken, ben uyuyorum! Başka ne yapabilirim ki? Başarabilirsem bir süre uyumalıyım.”

26-27 Nisan tarihlerine kadar olan bölümde müttefik kuvvetler harcanan onca emeğe ve insan kaybına rağmen neredeyse hiçbir ilerleme sağlayamamışlardı.
Bazı kıyılarda çok az ilerleyerek bir “Köprübaşı” tutabilmişler, ele geçirdikleri tepeleri de ordumuzun şiddetli saldırıları ile terk etmek zorunda kalmışlardı.
Bu gelinen durum zaten savaşın sonuna kadar da pek değişmedi. 28 Nisan 1915’te müttefiklerin Kirte’ye saldırmaları ile tarihe “Kirte Savaşları” olarak geçecek olan çatışmaların ilki başlamış oldu.

Yazar Hakkında

Yorum Yapın