Çanakkale Zaferi Hikayeleri

  • Yazar: erkan
  • Tarih:Kas 22, 2016
  • KategoriGenel
  • yorum ( 0 )

Ben Bu Siperi Yıkarım

Kerevizdere’de taburun önünde düşmanın ilerleyerek yapmış olduğu büyük bir ileri siper, hazır kıta olarak bulunan taburun sinirlerine dokunuyordu. Tümen komutanı bile, “2.Taburun önünde düşman bu cesareti göstersin… Tuhaf şey!” diyordu. Bu siperi yıkmak, perişan etmek gerekiyordu.
Yüzbaşı, tabur komutanı ile görüşerek, “biz bu siperi yıkarız, fakat en seçme askerimden bir kaç tanesini feda etmemiz lazım” diyordu.
Yüzbaşı’nın bu sözlerini dinleyen mütevazı bir asker olan Ömeroğlu Nasuh ilerleyerek “Ben bu siperi yıkarım, sen bana istediğim arkadaşlarımı ver yüzbaşım!” dedi. İzin verilince hemen hazırlıklara başladı.
Gece pek karanlıktı. Düşman tarafından atılan silahların kesik sesleri, siperleri saran zifiri karanlığı yırtıyordu. Nasuh Onbaşı; Mehmet oğlu Mustafa, İbrahim oğlu Hüseyin ve Mehmet oğlu Abdurrahman’dan oluşan küçük ordusunun basında düşman siperine doğru karanlıklar içinde süzülüp gitti.
On beş dakika sonra, düşman siperinde 4-5 el bombasının sesleri duyuldu. Sonra boğuşma sesleri gelmeye başladı. Bu habersiz hücumdan telaşa kapılan düşman, etrafa şaşkın kurşunlar, maksatsız top ve havan mermileri fırlatıyordu.

Herkes Nasuh Onbaşı ile arkadaşlarını bekliyordu. Nihayet, 7. Bölük mıntıkasından haber geldi. Nasuh Onbaşı vazifesini yerine getirerek sipere dönmüş idi. Fakat yalnız idi. Beraber gittiği arkadaşları Mustafa, Hüseyin ve Abdurrahman şehit olmuştu.
Yüzbaşı; “Arkadaşlar bu hepimiz için büyük bir şereftir” diyordu. Tümen Komutanı, taburu tebrik ediyor ve Nasuh Onbaşı’nın göğsüne kendi eliyle “Osmanlı Yıldızı” nişanı takıyordu. Mert ve asil bir eda ile yalnız vazifesini yaptığını söyleyen Nasuh Onbaşı, bu olaydan dört gün sonra da (29 Temmuz 1915) askerliğin en şerefli rütbesi olan “Şehitlik rütbesini” kazanacaktı.

Gözünü Açtığında Kendini Kolsuz Bulan Teğmen

“45. Alayın 8. Bölük 2. Takım komutanı idim. 17 Nisan 1915’de alayımızla Akbaş Limanı’na çıkmıştık. 18 Nisan’ı Maydos Civarındaki zeytinlikte geçirdik. 2 Nisan günü bütün tümen Soğanlı Dere’de toplandı.
Saat 07.00’de, Tümen Komutanım Miralay Şükrü Bey, Alay komutanları ile Tabur komutanlarımı yanına çağırarak gerekli emirleri verdi. Tabur komutanımız İsmail Hakkı Bey iki günden beri yapılan ateşlerden düşmanın kuvvetinin kırılmış olduğunu, bu gece düşmana taarruz edilerek Hakk’ın desteğiyle denize döküleceğini müjdeledi.
Alayların yan yana, taburlar ve bölüklerin derin kol nizamında hareket edeceğini, mümkün olduğu kadar toplu bir vaziyette eller tetikte gidileceğini, emir verildiği zaman ise süngü takılarak, ilerideki avcı hattı ile birleşip düşmana hücum edeceğini söyledi.
Askerleri bu emir gereği hazırlayarak, saat 09.00’da ileri hareket ettik. Ağaçlığın gerisine geldiğimiz zaman kurşun ve şarapnel taneleri varlığını hissettirmeye başlamıştı. Düşman Bertik Tepe sini şiddetli bir topçu ateşi altına almıştı.
“Yere yat” emri verildi. Tabur komutanı, süngü takıp ilerideki avcı hattı ile birleşme emri verdi. 1. Takım öne cıktı. Ben 2. Takımla onu takip ediyordum. Her sıçrayışta birçok düşman cesetlerini çiğneyerek iki mevzi siper atlamıştık.
Nihayet son defa askerlere mevzi aldırdığım zaman bir topçu mermisi kolumun aşağı kısmına isabet ederek beni ağır yaralamıştı. Takımı çavuşuma teslim ettim. İki kahraman asker beni kolları arasında sargı mahalline götürdü. Soğanlı Dere’de kanın durdurulması için kolum sarıldıktan sonra hemen Kilitbahir Hastanesine gönderildim.
Gözümü açtığım vakit kendimi yatakta kolsuz olarak buldum. Vatan için bu hale geldiğimi düşünerek teselli oldum. Oradan İstanbul’a gönderildim.
Üsküdar’daki Zeynep Kamil Hastanesi’nde, itina ve şefkatle tedavi edildim.
Vücudumda eski kuvveti hissettiğim zaman boş durmamayı vicdanım emretti. Bir hizmete tayinimi istedim. Genelkurmay Başkanlığı Yaverliği refakatine tayin olundum.
Şimdi orada bulunuyorum. Yüce Milletim ve mukaddes vatanım için feda olan kolumda ve gaziliğimle gurur duyuyorum.

Diğer Çanakkale Öyküleri:

Çanakkale Savaşı Öyküleri

Çanakkale Savaşı Hikayeleri

Çanakkale Hikayeleri Bölük İntikamımı Alsın

Yazar Hakkında

Yorum Yapın