Çanakkale Zaferi Hikayeleri; Üsteğmen Şevket

  • Yazar: erkan
  • Tarih:Kas 24, 2016
  • KategoriGenel
  • yorum ( 0 )

Üsteğmen Şevket

Çanakkale kara savaşlarında, 31. Alayın 10. bölüğünün kumandanı Üsteğmen Şevket Kumkale ve Orhaniye Tabyalarında görevlendirildi. Düşman Donanmasının yoğun topçu ateşi desteği ile karaya çıkan Anzak askerleri, Orhaniye Tabyasını yok etmek için saldırıya geçti.
Üsteğmen Şevket, erlerine fazla kayıp verdirmemek için açık araziden geçireceği bölüğüne şu emri verdi:

Beni O Tabyanın İçine Gömün

“Arkadaşlar, ben şimdi karşıya sıçrayacağım. Bu yolu salimen geçersem, oradan size nasıl hareket edeceğinizi bildireceğim. Eğer ki geçerken vurulursam, cesedimi kendinize siper yaparak hücuma devam edin. Orhaniye’yi alın ve beni o tabya içine gömün.”

Bunları dedikten sonra emir eri ve borazancı askeri de alarak açık araziden hücuma geçti. Ama ne geçiş… Çok hafif bir yara ile belirlediği yere ulaşmıştı.
Bölüğünde verdiği işaretlerle, onları da kayıpsız olarak yanına ulaştırdı. Onuncu bölük oradan, düşman siperleri üzerine “Allah Allah” nidalarıyla öyle bir hücuma geçti ki, düşman askerleri kaçmaktan başka çare bulamadılar.
Düşman büyük kayıp vermişti. Ölenlerin cesetlerini siperlerde bıraktılar. Tam bu sırada, sahilde çarpışmayı gören düşman gemisinin çanaklığındaki mitralyözden onuncu bölük üzerine mermi yağmaya başladı. Üsteğmen Şevket belinden ağır bir yara aldı. Bu ikinci yarasıydı. Ayakta duramadı ve yere düştü. Düştüğü yerden yine emirler veriyordu. Bu sırada hava kararmış, akşam olmuştu. Sıhhiye ekibi karanlıktan faydalanarak tabyaya ulaştı ve Şevket’i geriye taşıdılar.
O ise bölüğünün başından ayrılmak istemiyordu. Fakat yarası gayet ağırdı. Bu yüzden İstanbul’a, askeri hastaneye sevk edildi. Hastanede yatarken rütbesi Yüzbaşılığa yükseltildi.

Birkaç Ay Sora

Birkaç ay hastanede yattıktan sonra iyileşecek taburcu oldu ve bölüğünün başında bu sefer Sina Cephesine gönderildi.
Burada görevlendirildiği yerde İngilizler, Gazze’de önemli bir tepeyi almışlardı. Yüzbaşı Şevket bu tepeyi almakla görevlendirildi. Düşmanın ummadığı bir anda bölüğünü şimşek hızıyla ileri sevk ederek, oradaki tel örgülerin üzerinden aşırıp tepeyi ele geçirdi. Düşman topçusu ve sahildeki donanmadan yağmur gibi mermi yağmaya başladı.
Tepeye Türk bayrağını astıkları sırada bir şarapnelin parçalan yüzbaşımın vücuduna saplandı. Bir kolu da kopmuştu. Yarası bu sefer çok ağırdı. Benzi kül gibi sararmıştı. Sedye ile geriye taşınırken yanında gitmekte olan emir erine mecalsiz şekilde sordu:
“Ne haber Eyüp?” Konyalı emir eri cevap verdi: “Düşman çekildi. Tepe elimizde kumandanım” Yaralarının verdiği acıyla kıvranan Yüzbaşı Şevket, hafifçe gülümseyerek:
“Allah’ım sana şükürler olsun. Akan kanlarımız boşa gitmedi. Eyüp hakkını helal et. Artık gözüm açık gitmez” Hastaneye sevk edilen Şevket’in kahramanlığı İstanbul’a, Harbiye Nezaretine bildirildi. Kendisine bir takdirname ile Binbaşılığa terfisi gönderildi. Fakat Yüzbaşı Şevket bunları öğrenemeden bir gün önce askeri hastanede şehit oldu.

Yazar Hakkında

Yorum Yapın