Çanakkale Savaşı; Mehmetçiklerin Metaneti ve Yiğitliği

  • Yazar: erkan
  • Tarih:Kas 19, 2016
  • KategoriGenel
  • yorum ( 0 )

Kahraman Mehmetçiklerin Hikayeleri

Çanakkale’de Alman komuta kademesinde görev yapan Hans Kannengiesser, Mehmetçik’in metanetine ve cesaretine şahit olan kişilerdendi.

Kannengiesser’ın Cephede Gördükleri

Savaştan sonra anılarını yazan Kannengiesser cephede gördüklerini şöyle anlatıyordu:

“Türk askerlerinin Hisarhk taarruzlarını seyrediyordum. Bir gün ölen bir düşman askerinin üzerinde bulduktan not defterini getirdiler. Fransız ordusuna mensup bir İsviçre askerine aitti defter. Defterde şunlar yazıyordu;
Türkler bizi bütün cephe boyunca geri püsküretecek kudretteler. Tel örgüleri aşıp bizim siperlere ulaşmak için gösterdikleri azim bizden en az üç misli daha fazla. Kurşımlarımıza dipçikle cevap veriyorlar.”

Moltke’nin Gözünden

Cepheden bir başka Alman subayı Moltke ise 1835-1839 yılları arasında Osmanlı Ordusu’nda görev yapmış ve Nizip Muharebeleri’ne katılmıştı. O da “Türkiye’den Mektuplar” adlı eserinde askerimizin metanetini şöyle anlatıyordu;

“Türk askeri hiçbir güçlüğe itiraz etmeden tahammülle çalışır. Öyle ki aldıkları yaralardan ıstırap içinde kıvranırken bile, yanlarına yaklaştığınızda seslerini hemen keserlerdi.
Gıdaları çok zayıftı. Genellikle biraz zeytin ve somun ekmekle karınlarını doyururlar, etli bir yemek olunca ise adeta bayram ederlerdi. Türk askerinin içinde bulunduğu şartlardan şikayet ettiğini hiç görmedim.
Bir gün içinde pek yayan bir çorbanın olduğu büyük bir kazanın etrafına çömelmiş ellerindeki kuru ekmeklere çorbayı katık yapıyorlarken yanlarına yaklaştım. Onları kısa bir an minnetle seyrettikten sonra pek az bildiğim Türkçe ile sordum:
– İyi mi?
O mahsun ve kahraman askerler teker teker boyunlarını bükerek cevap verdiler.
-Eyi Paşain.
-Eyi Bey!
-Herşeyi olduğu gibi kabul etmişlerdi. Asla şikayet yoktu..:’ Bir başka olayda esir düşmüş düşman subaylarına taze ekmek
verilmişti. Fakat aynı sofrada bizim askerimiz bayat ekmek yemektedir. 1311. durumu fark eden subaylar verilen ekmeği yemekten çekinirler.”

Kendilerine taze ekmek verip askerimizin bayat ekmek yemesi, ekmeklerine zehir katıldığını düşündürür onlara. Askerlerimiz el işaretleri ile yemelerini söylemeye çalışsalar da esirler ekmeği yemezler.
Bizimkiler, “Komutanım bunlar bayat ekmek yemeye alışmamışlar, verdiğimizde yüzlerini buruşturup duruyorlar, biz de taze ekmekleri onlara verdik. Biz cepheye gelme den önce de bayat ekmek yerdik ” derler.

Bir başka “Ekmek” hikâyesi…

Cephede ağır bir şekilde yaralanmış bir askerimize arkadaşları henüz gelmiş olan taze ekmekten uzattılar. Asker ekmeği eline alıp bir süre düşündü. Sonra da ekmeği başucunda bekleşen arkadaşlarına geri uzatarak, yürekleri dağlayan şu cevabı verdi.
“Kardaşlarım, Bu ekmeği benim yemem doğru olmaz, ben zaten bu yaradan biraz sonra şehit olurum, bu ekmeği cephede savaşacak yiğitlere verin ki güçlü olsunlar?’

Yazar Hakkında

Yorum Yapın