Çanakkale Savaşı Hikayeleri

Bombacı Mehmet Çavuş’un Mahcubiyeti

Seddülbahir ve Conkbayırı’nın büyük kahramanlarından biri de Bombacı Mehmet Çavuş’tur. Bu kahraman Anadolu çocuğu, İngilizlerin siperlerimize fırlattığı el bombalarını korkusuzca hemen yakalıyor, karşı tarafa fırlatıyor ve İngilizleri kendi bombalarıyla perişan ediyordu.
Bu maharetinden ötürü “Bombacı” olarak anılmaya başlanmıştı. Ancak bir süre sonra İngilizler fırlattıkları el bombalarının geriye gelme süresini hesapladılar ve pimini çektikleri bombaları birkaç saniye beklettikten sonra Türk siperlerine atmaya başladılar.
İşte bu bombalardan birisi Mehmet Çavuş’un elinde patladı ve sağ elini biledğinden kopardı. Mehmet Çavuş tedavi için gönderildiği hastaneden komutanına şu mektubu yazdı:
“Sağ kolumu kaybettim, zarar yok, sol kolum var. Onunla da pekâlâ iş görebilirim. Beni müteessir eden kıtama iltihak edip, düşmanla çarpışmama mani olan yaranı”, henüz kapanmamış olmasıdır. Hastahaneden kurtularak harbe iştirak edemediğim için beni mazur görünüz, affediniz muhterem kumandanım.”

Buna benzer pek çok Çanakkale Hikayeleri’ni, Çanakkale Şehitlik Turları‘mızda rehberlerimizden dinleyebilirsiniz.

Yürekli Kahraman Mehmetçik

Çanakkale’deki “Mehmetçik” portresini en güzel anlatan anılardan birisi de Çanakkale Savaşı’nda üsteğmen olarak bulunan ve sonradan Avustralya Genel Valisi olan Lord Casey’in anlattığıydı:
“23 Nisan 1915 günü Conkbayırı’nda Türkler ve Birleşik Kuvvetler arasında korkunç siper savaşları oluyordu. Siperler arasında 8-10 metre mesafe vardı. Süngü hücumundan sonra savaşa ara verildi. Askerler siperlerine çekildi. Yaralılar ve ölüler toplanıyordu.
İki siper arasında açıkta ağır yaralı ve bir bacağı kopmak üzere olan İngiliz Yüzbaşı avazı çıktığı kadar bağırıyor, ağlıyor, kurtarın diye yalvarıyordu.
Ancak hiçbir siperden kimse çıkıp yardım edemiyordu. Çünkü en küçük bir kıpırdanışta yüzlerce kurşun yağıyordu.
Bu sırada akıl almaz bir olay oldu. Türk siperlerinden beyaz bir iç çamaşırı sallandı. Arkasından arslan yapılı bir Türk askeri silahsız olarak siperden çıktı.
Hepimiz donup kaldık. Kimse nefes alamıyor, ona bakıyordu. Asker yavaş adımlarla ilerlerken, siperdekiler kendisine nişan almış bekliyordu.
Asker yaralı İngiliz subayını okşar gibi yerden kucakladı, kolunu omuzuna attı ve bizim siperlere doğru yürümeye başladı. Yaralıyı usulca yere bırakıp geldiği gibi kendi siperlerine döndü.
Teşekkür bile edemedik. Savaş alanlarında günlerce bu kahraman Türk askerinin cesareti, güzelliği ve insan sevgisi konuşuldu:
Dünyanın en yürekli ve kahraman askeri Mehmetçiğe derin sevgi ve saygılar.

Yazar Hakkında

Yorum Yapın