Çanakkale Savaşı Başlıyor Bölüm 2

Çok Fazla Kayıp Veriyoruz

Kanlı savaşlar sonunda tabya ve bataryalardaki şehit sayısı, Müstahkem Mevki Komutanı Albay Cevat Bey’in raporuna göre, 200’ü geçmiyordu. Düşman zayiatı ise ciddi ve ağırdı. Albay Wehrle ve emrindeki komutanların gözetlemelerine göre, Bouvet, Irresistible ve Ocean zırhlıları batmış, pek çok harp gemisi de yaralanmıştı.
Kurtarma faaliyetine katılan pek çok küçük harp gemisi de batmıştı. Özellikle Hamidiye Tabyası’nın Yüzbaşı Vassidla komutasındaki atışları, çok etkili olmuştu. Türkiye’de torpil uzmanı olarak çalışan Üsteğmen Geehrin Erenköy Körfezine 18 Marttan az önce yerleştirdiği mayınların da bu sonuçta rolü vardı.
Düşman filosu, geri çekilmek ve bu teşebbüsten vazgeçmek zorunda, kaldı. 18 Mart, Çanakkale Müstahkem Mevki ve Boğaz Komutanlığı için bir şeref günüdür ve öyle kalacaktır. Düşman, filo zorlaması ile bu boğazı geçmeye bir daha teşebbüs etmedi…”

Çanakkale Şehitlik Turları‘nda bütün savaş gemilerinin minyatürlerini görebilirsiniz.

General Hamilton’un sözü

18 Mart deniz savaşını canlı olarak seyreden müttefik orduları komutanı General Hamilton ise o günü şöyle anlatmaktadır:
“Queen Elisabeth zırhlısı ağır yolla manevra yaparak, Boğaz’ın dar koynundaki Türklere toplarından tonlarca cehennem ateşi yağdırıyor. Tahkimatlardaki mevzilenmiş bataryalardan tek bir cevap yok!
Kulaklarımıza Türk toplarının sesi gelmiyor, dürbünlerinizde kara mevzilerinden açılan top ateşine de alet eden dumanlar görülmüyor.Buna mukabil, seyyar bataryalar hem Gelibolu, hem de Asya yakasından durmadan ateş açıyorlar. 200-250 metre açığımızda olan Inflexible dretnotu ağır yolla Boğaz’dan geri çekilmekte; direğine isabet eden bir mermi, telsizi tahrip etmiş, direği yıkmış; aldığı birkaç şarapnel yarası delikler açmış, hasar meydana getirmiş.

Queen Elisabeth Hasar Aldı

Derhal geriye dönüyorduk ki, şiddetli bir patlama ile gemi 45 derece yan yattı ve General d’Amade da dahil olduğu halde birçoğumuzun denize yuvarlanmasına ramak kaldı. Inflexible bir mayına çarptığına dair işaret çekti ve muhakkak yakınında kalmamızı, Bozcaada’ya kadar refakat etmemizi bildirdi.
Adeta bir tepenin üzerinden aşmış gibiydik ve yüreklerimiz ağzımızda, cesaret edebildiğimiz kadar yaklaşarak, Inflexible’i takibe başladık. Kanım donmuştu. Yolundan sapmak zorunda kalan geminin azabı, her şeye galip geldi. Bakışlarımız donuklaşmıştı. Hiç kimse bu dev geminin derinliklere ne zaman gömülebileceğini bilmiyordu?’
Hamilton, Savaş Bakanı Kitchener’a bugünle ilgili yazdığı mektupta, Irresistible, Ocean ve Bouvet’in battığını yazdı. 22 Mart tarihinde Amiral de Robeck ile yaptıkları toplantıda artık kara birliklerinin desteği olmadan Boğaz’ın aşılamayacağına karar verdiler. 18 Mart yenilgisi üzerine General Hamilton, günlüğüne Churchill’in ikna kabiliyetinin kendilerini Gelibolu’ya getirttiğini, yanlış zamanda Çanakkale’de bulunduklarını yazar ve 19 Mart tarihli günlüğüne şunları ekler:
“Beceriksiz diplomatların telkinleriyle sanıldı ki; Gordion’un kördüğümü misali yaşlı Türk Devleti ikiye bölünecek diyordu?’
Daha önce günlüğüne “18 Mart günü, birkaç saat içinde donanmanın Çanakkale Boğazı’nı zorlayıp geçebilceklerini yazmıştı. Sancak gemisi Queen Elizabeth zırhlısı ile Ocean ve Irresistible zırlıldannı kurtarmak için geri döndüğümüze inanamıyorum” diyen Hamilton artık kara taarruzu için planlar yapıyordu.

 

 

Yazar Hakkında

Yorum Yapın