Çanakkale Savaşı: Arıburnu Çıkarması 2.Bölüm

Anzaklar’ın Gemisi Toplanıyor

Vatanlarından binlerce kilometre uzaktaki bu sahil hakkında uçaklardan çekilmiş birkaç fotoğraf ve ellerine tutuşturulmuş bir haritadan başka bilgileri olmayan Anzak askerlerini taşıyan gemiler 24 Nisan 1915’de Limni’den hareket ederek gece saat 01.30’da Kabatepe açıklarında bulunan buluşma noktasında toplandılar.
Kendilerini bir izci kampında gören bu acemi askerler, savaş gemilerinden filikalara indirilince hem soğuk havanın hem de biraz sonra ölümle burun buruna gelecek olmanın verdiği korku ile titremeye başladılar.
General Birdwood yönetimindeki Anzak kolordusuna verilen görev, Kabatepe açıklarında karaya çıkarak buradaki Türk birliklerinin güney ile irtibatını kestikten sonra nihai hedef Maltepe olmak üzere Eceabat’a doğru yürüyüşe geçmekti.
Birdwood’un planına göre yaklaşık 4000 asker üç dalga halinde kıyıya çıkarılacak, bu kuvvet Kabatepe-Arıburnu arasındaki sahilde yaklaşık 1800 m’lik bir cephe açacaktı. Askerler karaya çıkınca hemen toplanacak, daha sonra üç gruba ayrılarak Conk Bayırı zirvesini, Kabatepe’yi ele geçirdikten sonra yarımadanın diğer hâkim tepelerini ele geçirecekler, buralardaki Türk askerlerinin kıyı ile bağlantılarını kestikten sonra da Eceabat’a doğru ilerleyeceklerdi.

Düşman Çıkarması Başlıyor

Saat 03.30’da savaş gemileri motorlarını durdurdular. Filikalar gemilerden uzaklaşarak iki buçuk mil kadar uzaktaki sahile doğru ilerlemeye başladılar. Erler üç saate yakın bir zamandır, sıkışık nizamda ses çıkarmadan oturmak zorunda kalmışlardı. Gerginlik dayanılmaz bir hal almıştı. Çıkarmalara Amiral Thursby, kumanda ediyordu. Avustralyalı bir er bu durumu anılarında şöyle yazıyordu:

“Zincirlerin ve halatların inilti ve gıcırtıları bile, sanki sakinleşmiş, hepsi de hayaletlere aitmiş gibi geliyordu.”

Yarbay Skeen ise;

“Her yerde, tanrısal bir aydınlığa benzer bir ışık var. Benim ise heyecandan midem bulanıyor”

diyordu.
Filikalar saat 04.45’te sahile vardıklarında kıyıdaki yamaçlarda atılan bir Türk işaret fişeği çıkarmayı deşifre etti. Sahile yanaşan fil kalardaki askerlere karaya çıkar çıkmaz Haintepe’den şiddetli bir ateş açıldı. Türkleri uykuda yakalayacaklarını sanan Anzak askerleri bi: yük bir şaşkınlık içindeydi.
Karaya adım atar atmaz hızlı bir şekilde ilerleyip mevzi tut maları emredilmişti. Anzaklar da bunu yaparak Haintepe’nin dik yamaçlarına doğru tırmanmaya başladılar. Tepeye tırmandıkla rında bir avuç Türk askerinin sık çalılarla kaplı derin bir vadi de sonradan buraya “Şarapnel Deresi” denilecek kaybolduğunu gördüklerinde üzerlerine şiddetli bir yaylım ateşi başlamıştı.

Yazar Hakkında

Yorum Yapın