Çanakkale Kara Muharebeleri’ne Dair Önemli Notlar

  • Yazar: erkan
  • Tarih:Şub 05, 2017
  • KategoriGenel
  • yorum ( 0 )

Çanakkale Kara Muharebeleri, 25 Nisan 1915 Pazar günü sabahında Gelibolu Yarımadası’nın güney kesiminde bulunan 6 ayrı sahil kesimi ile Çanakkale Boğazı’nın Adalar Denizi girişinde, Anadolu Yakası’nda bulunan Kumkale’ye yöneltilen çıkarmalar ile başlamıştır. Bu çıkarma­lardan Kumkale’ye yönelik icra edilenin hangi amaçla gerçekleştirildi­ği, daha önceden açıklanmıştır.

Gelibolu Yarımadası’nın güney kesiminde yer alan sahillere yönelik çıkarmalar da yine daha önce açıklandığı gibi asıl hedefi “Kilitbahir Platosu” olan bir harekâtın başlangıç safhasıdır. Bu harekâtın ana fik­ri; Kilitbahir Platosu’nu ele geçirmek ve bu hedefe ulaştıktan sonra Çanakkale Boğazı’nın en dar kesimi olan Kepez Burnu – Nara Burnu arasında tertiplenmiş Türk Savunmasını tamamen çökerterek, Birle­şik Filo’nun Çanakkale Boğazı’nı kolayca geçebilmesini sağlamaktır.

Bu amaçla hareket eden düşman, giriştiği harekâtlar sonucunda ön­gördüğü hedeflerinin hiç birine ulaşamayacak ve Gelibolu Yarımadası üzerindeki çarpışmalar yaklaşık 8,5 ay sürecektir.

Dönemin sahip olunan silahlarının neredeyse tamamının kullanıldığı bu şiddetli çarpışmalarda kimyasal silahların, özellikle gazların kulla­nılıp kullanılmadığına dair tartışmalar, günümüzde dahi kimi zaman gündeme getirilmektedir. Özellikle bazı kaynaklarda bu tür silahların Çanakkale Cephesi’nde kullanıldığı iddia edilmekteyse de bu güne kadar sürdürülen çalışmalar sonucunda vardığımız kanaat, benzeri iddiaların tam tersi yönündedir.

Bugüne kadar Türk tarafına ait bilinen belgelerde ve anılarını yazmış subaylarımızın eserlerinde, İngilizlerin veya Fransızların ya da her iki­sinin birden Çanakkale Cephesi’nde gaz türünden kimyasal silah kul­landığına dair, herhangi bir ifadeye rastlanmamıştır.

Türk tarafının kimyasal silahları kullanmadığı konusu ise bizzat düş­man tarafın ifadelerinde yer alır.

Her ne kadar tedbir amaçlı olarak itilaf Kuvvetleri askerlerine takip odan sayfada yer alan fotoğrafta görülen gaz maskeleri dağıtılmışsa da bu fotoğrafın açıklamasında yazılı olan ifade, Türk tarafını Çanakkale Cephesi’nde gaz türü herhangi bir kimyasal silah kullanmadı­ğının açık bir kanıtıdır. Söz konusu fotoğrafın açıklamasında yazılı olan ifade yaklaşık olarak şu mealdedir:

“Gaz maskelerini takmış durumda poz veren askerler. Bu maskeler ilk tasarlanan tiplerden olup, bu alanda adamlarımız bunları kullanma ihtiyacı duymamıştır. Çünkü Türkler, harekat boyunca gaz veya duman kullanmamışlardır. ”

Çanakkale Kara Muharebeleri, başlangıcından sonuna kadar genel olarak değerlendirildiğinde, dikkati çeken başlıca hususlar şunlardır:

1- Akdeniz Seferi Kuvvetler Başkomutanlığı Karargâhı tarafından yapılan “Çıkarma Planı”, genel olarak amaca uygun bir plan ola­rak değerlendirilmektedir.

Ancak bir askeri seçenek olarak o güne kadar pek kullanılmayan “Amfibi Harekât” yöntemine ait gereklerin titizlikle uygulanması, başlangıçta uyulması zorunlu başlıca koşuldur.

Bu kapsamda; karaya çıkılacak noktaların belirlenmesi, ilk hamle­de tutulacak kıyı başlarının ele geçirilmesi, ele geçirilecek kıyı ba­şı bölgelerinin güvenliğinin sağlanması ve belirlenen hedeflere yönelik taarruzların başarıyla sonuçlandırılmasını gerektiren bir dizi hassas planlama üzerinde çalışılmıştır.

Buna karşılık, çıkarmanın başladığı saatlerde ve sahillerde veri­len muharebelerin ilerleyen safhalarında görülecektir ki Akdeniz Seferi Kuvvetler Başkomutanlığımın, önceden öngörülmesi müm­kün olmayan durumlar karşısında ast birlik komutanlarının ne şe­kilde davranması gerektiği ile ilgili herhangi bir çalınması olma­mıştır. Bu durum; çıkarma yapılan noktaların bazısında üstün topçu desteği ve sayısal üstünlüğe rağmen İngilizlerin, çok önemli bazı fırsatların farkına varmalarını dahi engellemiştir.

Yazar Hakkında

Yorum Yapın