Çanakkale Kara Muharebeleri’ne Dair Önemli Notlar – Bölüm 2

  • Yazar: erkan
  • Tarih:Şub 06, 2017
  • KategoriGenel
  • yorum ( 0 )

İngilizlerin henüz planlama safhasında, Türk tarafını küçümseme nedeniyle göz ardı ettikleri bu durumlar şu şekilde sıralanabilir:

– Seddülbahir bölgesinde karaya çıkan birliklerin en çok direniş gördükleri Ertuğrul ve Tekke Koyları haricindeki diğer çıkarma sahillerinde karşılaştıkları direniş, neredeyse yok denecek ka­dar azdır.

Örneğin; Morto Koyu’na çıkan 3 bölüklü (yaklaşık 750 mevcut­lu) İngiliz Taburu (2’nci Güney Galler Sınır Muhafızları Taburu), burada 26’ncı Alay, 2’nci Tabur, 8’inci Bölükten yaklaşık 80 kişi­lik bir Türk takımı ile karşılaşmış ve çok da fazla zorlanmadan 1,5 saat içinde Eski Hisarlık Tepesi’ni ele geçirmiştir.

İkiz Koyu’na çıkan bir takımla takviyeli İngiliz Taburu, (2’nci Kra­liyet Silahendazları Taburu ve Anson Taburundan bir takım) bu koyun yamaçlarında sadece 9 kişilik bir Türk mangasını (26’ncı Alay, 2’nci Tabur, 6’ncı Bölükten) karşısında bulmuş ve gayet rahat bir şekilde sahile çıkmayı başarmıştır. İkiz Koyu sahiline çıkanlara karşı direniş, çıkıştan yaklaşık 1,5 saat sonra, ancak saat 07.30 sonrasında başlayacaktır.

Pınariçi Koyu’na çıkan ve yine bir bölükle takviyeli 2 İngiliz Tabu­ru (Vinci Kralın İskoçyalı Sınır Muhafızları Taburu, Playmouth Taburu ve 2’nci Güney Galler Sınır Muhafızları Taburundan bir bölük) ise tek bir Türk askeri ve dolayısıyla en ufak bir direnişle karşılaşmadan çıkarma sahilinin üst kesimindeki sırtlara kayıp­sız ulaşmış ve burada yaklaşık 11 saat hareketsiz kalmıştır.

İlk saatlerde neredeyse tamamen serbest durumda bulunan ve toplam “4 Taburdan” oluşan bu kuvvet, hiçbir şekilde elde ettik­leri avantajlı durumdan yararlanma gayreti içinde olmamış ve bunlara da bu yönde bir emir verilmemiştir.

Konu bu açıdan değerlendirildiğinde; özellikle Morto Koyu, İkiz Koyu ve Pınariçi Koyu sahillerine çıkan İngiliz birliklerinin komu­tanlarından hiç biri, o anda bulundukları durumun gereklerine göre inisiyatif kullanma sorumluluğunu üstlenmemiştir denilebilir. Durumun bu şekilde gelişmesindeki en önemli etken; sahillere çıkacak birliklere, çıkarma öncesi verilen kesin emirlerdir.

Bu birliklere verilen kesin emir; Ertuğrul ve Tekke Koyları’na çı­kan birlikleri, kendi hizalarına gelene kadar beklemeleri ve bu birliklerin sağ ve sol yan emniyetlerini sağlama yönündedir.

İngilizlerin kâğıt üzerinde planladıkları hareket tarzının en kritik bölümleri asla gerçekleşmeyecektir. Çünkü Ertuğrul ve Tekke Koyları’na çıkan birlikler, belirlenen sürede Türk savunmasını aşamayacaklar ve Seddülbahir’de çakılıp kalacaklardır.

Oysa Ertuğrul ve Tekke Koyları’na çıkmaya çalışanlar hariç, Es­ki Hisarlık Tepesi, İkiz Koyu ve Pınariçi Koylarına çıkan ve çıktı­ları sahil kesimlerinde kıyı başlarını tutan, ancak bulundukları yerde hareketsiz bırakılan 4 İngiliz Taburuna karşılık, 25 Nisan 1915 günü Alçıtepe Köyü ve güneyinde bulunan Türk kuvvetle­rinin tamamı, sadece “2 Taburdan” ibarettir.

  • Planlandığı şekilde gerçekleşmeyen Anzak çıkarması ise, daha başlangıçta büyük bir karmaşanın içine düşmüştür.

Bazı kaynaklarda; çıkarma öncesi İngilizler tarafından Kaba Te­pe sahillerine bırakılan işaret şamandırasının, Türkler tarafın­dan başka bir sahil kesimi önüne yerleştirilmesi olayının, Anzak çıkarma planını aksattığı şeklinde, gerçeklerle bağdaşmayan iddialar bulunmasına karşılık, çok daha başka nedenlerle İngiliz planlarının aksamış olduğu bilinmektedir.

Yine de ilk 1,5 saatlik süreçte Hain Tepe’yi ele geçirerek çıkar­ma sahilinin güvenliğini sağlayabilen Anzaklar, sabah saat 08.00’e kadar olan süreçte sahile yaklaşık (8 Tabur seviyesin­de) “8.000 asker” çıkarmayı başarmışlardır.

Sahile çıkmayı başaran bu kuvvete karşılık Eceabat’ın kuzeyini örten Kakma Dağı’nın güney yamacındaki zeytinlik bölgesinde­ki ordugâhından saat 05.45 intikale başlayan iki taburlu 27’nci Alay, saat 07.55’te bölgeye ulaşıp, Topçular Sırtı üzerinden sa­at 08.00’de taarruza geçmiştir.

27’nci Alayın taarruza geçtiği zamana kadar arada geçen ilk 3,5 saatlik sürede gerek sahilde, gerekse sahilden itibaren Eceabat ve Bigalı yönünde derinlikte uzanan arazi kesiminde, sadece “400” civarında Türk askeri ile karşılaşan Anzaklar, bir türlü bir­liklerinin düzenlerini sağlayamamış, emir – komuta kademesin­de oluşan zaafları giderememiş ve kendilerine verilen hedeflere zamanında ulaşamamışlardır.

  • Bir diğer önemli konu da çıkarma öncesi gerekli keşif faaliyetle­rinin yeterince yapılmamış olmasıdır.

Yazar Hakkında

Yorum Yapın