Çanakkale Kara Muharebeleri’nde Cepheler – Bölüm 6

  • Yazar: erkan
  • Tarih:Şub 14, 2017
  • KategoriGenel
  • yorum ( 0 )

24 Mayıs 1915

Arıburnu Cephesi’nde Ateşkes

19 Mayıs 1915 taarruzu sırasında Türk kuvvetlerinin uğradığı ağır za­yiat nedeniyle, şehit ve yaralıların birçoğu toplanamamıştı. Özellikle şehit düşen Mehmetçiklerin bedenleri çürümeye başlamış ve yaralıların yardım isteyen feryatları ortalığı kaplamıştı.

Çürüyen cesetlerden yayılan kokular, bölgede genel olarak kuzey-kuzeydoğu yönünden esen rüzgârların etkisiyle Anzak siperlerinde daha fazla hissedilir olmaya başlamış ve bu durum haddinden fazla rahatsızlık yaratmıştı. Yaralılara yardım edilememesi nedeniyle orta­ya çıkan manzara, her iki tarafı da huzursuz etmekteydi.

Bu olumsuz manzaranın ortadan kaldırılmasına yönelik çalışmanın yapılabilmesi için gerekli olan ateşkesin sağlanabilmesi amacıyla gö­rüşmelere, 22 Mayıs 1915 günü başlandı. Türk tarafını temsilen bu görüşmeyi Kurmay Binbaşı Kemal (Ohrili) katıldı.

Ateşkes görüşmeleri sonucunda; 24 Mayıs 1915 günü bir süre ateşin kesilmesi ve Arıburnu Cephesi’nde iki taraf ön hatları arasındaki insansız bölge üzerinde kalan Türk şehitlerinin ve yaralılarının toplanmalarına karar verildi. Bu karar doğrultusunda ateşkes uygulaması, 24 Mayıs 1915 günü saat 07.30 – 16.30 arasında 9 saat süreyle gerçekleştirildi ve muharebe alanındaki Türk şehit ve yaralıları, her iki tarafın işbirliği ile toplandı.

24 Mayıs Ateşkesini gösteren fotoğrafların çoğu, 1877 / 1878 Osmanlı – Rus Savaşı (93 Harbi) sırasında (Plevne savunmasında) Osmanlı Ordusu’nda tabip subay olarak görev yapan, Çanakkale Muharebele­ri sırasında ise Anzak Kolordusunda “Tabip Albay” rütbesiyle görevli Charles Ryan (Avustralya’da lakabı “Plevne Ryan”) tarafından çekilmiştir.

28 / 30 Mayıs 1915

Halit ve Rıza Tepesi Muharebesi

Arıburnu Cephesi’nin kuzeyindeki sağ kanat gerisindeki Sazlı Dere’nin denize doğru uzandığı kesimde yer alan yükseltiler üzerinde, her iki tarafın ileri karakolları karşılıklı olarak bulunmaktaydı. Anzak tarafınca buradaki Türk ileri karakollarını ele geçirmek amacıyla dü­zenlenen harekâtlar sonucunda, 28 / 30 Mayıs 1915 günlerinde mey­dana gelen çarpışmalar, “Halit ve Rıza Tepesi Muharebesi olarak anılmıştır. “Halit ve Rıza Tepesi Muharebesi” hakkında birçok kaynak­ta her hangi bir bilgiye rastlanmamakla birlikte bu konu, ATATÜRK ün “Arıburnu Muharebeleri Raporu” adlı eserinde yer almaktadır.

Ağıl Dere Mıntıkası olarak tanımlanan ve Sazlı Dere – Büyük Anafarta Azmak Deresi arasında uzanan mıntıka, Arıburnu Cephesi sağ kanadının kuzeyinde yer almaktadır. Bu mıntıka; Arıburnu Cephesi’nin sağ kanadını kuzey yanından kuşatmak ve geri bölgesine sarkmak isteyen kuvvetler için hayati öneme sahip Cönk Bayırı – Kocaçimen’in peşi silsilesine bu amaçla hareket edecek kuvvetleri ulaştıracak uygun yaklaşma istikametleriyle doludur.

Söz konusu yaklaşma istikametleri, güneyden — kuzeye Düz Tepe, 261 Rakımlı Tepe, Cönk Tepesi, Besim Tepeler ve Kocaçimen Tepesi kesimine veya İngilizlerin tanımlamasıyla bütünüyle Sarı Bayır Silsile­si ne ulaşımı sağlayan üç önemli dere yatağından oluşmaktadır.

Bu kritik konumu nedeniyle de 17 Mayıs 1915 gününden itibaren Arı- burnu Cephesi Sağ Kanat Komutanı olarak görev yapmakta olan 19’uncu Tümen Komutanı Yarbay Mustafa Kemal’in hassasiyetle üze­rinde durduğu ve sürekli kuşkuyla baktığı bir bölgedir.

O’na göre düşman, girişeceği baskın tarzında bir taarruzla bölgedeki dere yataklarından ilerleyerek, Arıburnu Cephesi’ndeki Türk kuvvetle­rinin sağ kanadı gerisine sarkabilirdi. Bu durum; Arıburnu Cephesi’nin sağ kanadı gerisindeki hâkim arazi üzerinden kuşatılması anlamına gelirdi ki böyle bir gelişme vahim sonuçlar yaratabilirdi. Nitekim Mus­tafa Kemal’in bu konudaki öngörüsünü haklı kılacak gelişme, 28 / 30 Mayıs 1915 günlerinde kısmen, 6 Ağustos 1915 gecesi ise neredeyse bütünüyle gerçekleşecektir.

28 Mayıs 1915 gecesi Anzak kuvvetlerinin Sazlı Dere içinden giriştik­leri baskın tarzındaki harekâtı sonucunda, bölgedeki süvari bölüğün­den çıkarılan postalarla tutulan Balık Tepe (veya Balık Sırtı, sonradan Halit ve Rıza Tepesi) üzerindeki Türk ileri karakolu, Anzaklar tarafın­dan ele geçirildi. Balık Tepe’nin Anzakların eline geçmesinden sonra, 19′uncu Tümen ve Arıburnu Cephesi Sağ Kanat Komutanı Yarbay Mustafa Kemal in kontrolü altında gerçekleşen karşı taarruzla adı ge­çen tepe, 30 Mayıs 1915 günü 45’inci Alayın 3’üncü Taburu tarafından geri alınmıştır.

Bu çarpışmalar sırasında Balık Tepe civarında yaralanan ve sonrasında şehit düşen, süvari bölüğünden Üsteğmen Halit ile Teğmen Ali Rı­za, Büyük Anafarta Köyü’nde toprağa verilmişlerdir. Bu iki şehidimizin anısını yaşatmak için Balık Tepe’nin adı, sonrasında “Halit ve Rıza Tepesi” olarak değiştirilmiştir.

Yazar Hakkında

Yorum Yapın