Çanakkale Kara Muharebeleri’nde Cepheler – Bölüm 2

  • Yazar: erkan
  • Tarih:Şub 10, 2017
  • KategoriGenel
  • yorum ( 0 )

Sahile çıkacak askerlerle dolu filikaları çeken ve yönlendiren istimbot­lara komuta eden denizci personel, kendilerine verilen emir gereğince Kaba Tepe’nin 1 deniz mili (1.852 metre) kuzeyindeki noktaya yöneldiler. Ancak kendilerine göre doğu yönünde kalan ve gecenin karanlı­ğında belli belirsiz zorlukla fark edilen sahildeki yükseltiler arasında Hain Tepe’nin siluetini, Kaba Tepe zannettiler ve bu nedenle pozis­yonlarını Hain Tepe’ye göre ayarladılar. Bu durum; ilk kademedeki ka­filenin Hain Tepe’nin 1 deniz mili kuzeyine doğru yönlenmesine yol açtı. Bu arada fark edemedikleri önemli bir ayrıntı daha vardı ki o da güneyden kuzeye doğru yönlenen ve saatteki hızı yaklaşık 1-1,5 de­niz mili olan akıntı idi.

Bu faktörler; ilk kademede sahile çıkacak grupları, planlanan çıkış noktalarının oldukça uzağına sürükledi. Sahile yaklaşık 1 kilometre mesafe kaldığında hata fark edildi ve kafileler bu kez güneye doğru dümen kırdılar.

Önceden kestirilemeyen bu durum nedeniyle çıkılacak noktaların uzağında kalan, birbirleri arasındaki 750’şer metrelik mesafeyi koru­yamayan ilk kademe kafilelerin tamamı, sahile iyice yaklaştıklarından ve Türkler tarafından görülme olasılıklarının yüksek olması gibi ne­denlerle hatayı düzeltme zamanını bulamadılar. Sonuçta ilk çıkarma kademesini oluşturan Anzak askerleri, Arıburnu ve hemen yakın çevresindeki sahil kesimine çıkmak zorunda kaldılar.

Harp Tarihi açısından değerlendirilirse; o güne kadar bu büyüklükte bir amfibi harekâtın daha önce yapılmadığı bir mazeret olarak ileri sü­rülebilir. Ancak bilinen ve İngilizlerin de inkâr etmediği gerçek, daha önce de değinildiği gibi, Türklerin askeri olanak ve kabiliyetlerini kü­çümsemekten doğan yetersiz ön hazırlıklardır denilebilir.

25 Nisan 1915 günü sabahı saat 04.30’da, ilk çıkarma kademesini oluşturan “1.500” kadar Anzak askeri, bu şekilde Arıburnu ve etrafın­daki sahillerde Türk topraklarına ayakbastılar. Bu noktada kendilerini, yaklaşık 80 mevcutlu bir Türk takımı karşıladı. Asteğmen Muharrem komutasındaki bu takım, 27’nci Alaya bağlı 2’nci Taburun 8’inci Bölü­ğüne mensuptu.

8’inci Bölük; bağlı olduğu 2’nci Taburun, güneyde Çam Tepe’den, ku­zeyde Azmak Dere ağzına kadar uzanan 12 kilometrelik sahil şeridini kapsayan görev bölgesinin kuzey kısmına yerleştirilmişti. 8’inci Bölük komutanı Yüzbaşı Faik, 2’nci Takımı önceden Arıburnu – Anzac Koyu bölgesine hâkim Hain Tepe üzerine yerleştirmiş ve Anzak çıkarması da bu takımın bulunduğu bölgeye rastlamıştı.

2’nci Takım, Anzak askerleri sahile adım atana kadar bekledi. Aslında bu bekleyiş bir hata idi. Çünkü düşman henüz deniz üzerindeyken görülmüş, ancak sahile adım atana kadar beklenmişti. Oysa daha erken ateş açılsa, muhtemelen Anzakların ilk çıkarma kafilesi daha çok za­yiat verebilir ve henüz başlangıçta içine düştükleri karmaşanın bedeli, ummadıkları bir boyutta olabilirdi. Yine de 2’nci Takımın açtığı ateş, ilk kademe de karaya çıkan Anzakların başlangıçta içine düştüğü karmaşayı arttıran en önemli etkenlerden biri oldu.

Hain Tepe ve yamaçlarında yaklaşık 1,5 saat süren bu ilk çarpışmada 2’nci Takım, mevcudunun % 90’dan fazlasını ve Hain Tepe’yi kaybetti.Daha başlangıçta bir takımı devre dışı kalan 8’inci Bölük, sayısal üs­tünlüğü sürekli artan düşmanı, Eceabat’tan bölgeye gelen 27’nci Alayın taarruza geçtiği saat 08.00’e kadar geçen sürede, Arıburnu sahili­nin derinliklerinde, arazi yapısından ve bitki örtüsünden de yararlana­rak oyalamayı başardı.

Çıkarmanın başlamasından itibaren geçen ilk 3,5 saatlik süreçte, 8’inci Bölük, bağlı olduğu taburun 5’inci ve 7’nci Bölüklerinden birer takım ile takviye edilerek direniş sürdürülebildi. Toplam olarak yaklaşık 400 kişilik Türk kuvveti, sayısı saat 08.00 itibariyle 8.000’e ulaşan düşma­na karşı kahramanca direndi.

8’inci Bölükten Yüzbaşı Faik, Asteğmen Muharrem, Asteğmen İbra­him Hayrettin, Başçavuş Süleyman, 7’nci Bölükten Asteğmen İsmail Hakkı, 5’inci Bölükten Asteğmen Mustafa ve diğerlerinin özverili dir­nişi sayesinde kazanılan zaman içinde önce 27’nci Alay, ardından 57’nci Alay muharebe meydanına gelerek, düşmana taarruz ettiler.

Bu taarruzlar sonucunda Anzak birlikleri, ilk hamlede ele geçirdikleri arazinin bazı kritik noktalarından da geri atıldılar ve daracık, üçgen şeklindeki bir kıyı başına sıkışıp kaldılar.

Çanakkale Kara Muharebeleri’nin “Arıburnu Cephesi”, işte bu şekilde açılmış oldu.

Yazar Hakkında

Yorum Yapın