Çanakkale Hikayeleri; Hasan-Mevsuf Tabyası

Hasan-Mevsuf Tabyası

Çanakkale’nin güneyinde beş tane büyük ve ağır topumuz vardı. Bunlar taştan yapılı tabyadaydılar. Bu beş top, yuvasını korumaya hazır beş arslan gibi, Boğaz’ın mavi sularının bekçiliğini yapıyorlardı.Askerlerin en önemli işleri toplarını temizlemek ve top başında eğitim yapmaktı.

Batarya Komutanı:
“Eğitimi çok iyi yapmalı asker”
Takım komutanı da:
“Asker topuna gözü gibi bakmalı” Diyordu.

Topçu Dediğin, Gemi Batırmalı

Ama askerlerin aklında hep takılıp kalan bir cümle vardı: “Topçu dediğin, gemi batırmalı!”
İşte bu isteklerine bir türlü bir cevap veren çıkmıyordu. En kabadayı çavuştan, batarya komutanına kadar herkes; “Durun bakalım, daha zamanı var” diyordu. Ama bu vakit bir türlü gelmiyordu.
Günler geçtikçe batarya komutanı üsteğmen Hasan Hulusi ile takım komutanı Mehmet Mevsuf’un da sabrı artık tamamen tükeniyordu. Askere bir şey söylemiyorlardı ama düşman gemilerinin yan yatıp sulara gömüldüğünü görmek istiyorlardı.
Nihayet o gün geldi. Dört gözle bekledikleri ve istedikleri gibi top ateşini yağdıracakları o şanlı gün, 18 Mart’tı. Bu gün her yiğide nasip olmayan, dostun düşmanın unutamayacağı bir gün olacaktı. Düşman donanması boğazın ağzından görünmeye başlanmıştı. Koskoca gemilerin hepsi denize çakılmış birer kale gibi görünüyorlardı. Kapkara bir bulut gibi boğaza yayılıyorlardı batarya komutanı; “Sıkı durun bugün!” dedi. Her şey hazırdı.

Ateş Başladı

Düşman gemileri ateşe başladı. Bir yandan ateş ediyor bir yandan da ilerliyorlardı. Düşman ilerledikçe ateşleri de “Dardanos” tabyasına yaklaşıyordu.
Saat hızla ilerliyordu ki ilk şimşekler Dardanosun tepesinde çekti. Bizimkiler durur mu hiç? Üsteğmen “Ateş” komutunu verdi. Asker tıpkı bir arı gibi hızla topları namluya sürüyorlardı. Her yeri bir duman kaplamıştı.
Batarya komutanı her yeri daha iyi görebilmek için sürekli yer değiştiriyor, toptan topa koşturuyordu. Gerçekten de tüm batarya çok iyi çalışıyordu. Yaptıkları eğitimin etkisi düşman gemilerinin tüm güverte ve bacalarında birer balyoz gibi patlıyordu. Düşman bugün hasmının en zorlusuyla tanışmıştı.
Düşman ateşleri Dardanos tabyasına doğru çevrilmişti. Bir tam vuruş toplardan birini kullanılamaz hale getirdi. Anında öteki toplar daha büyük bir ateşle karşılık verdi. İkinci mermi diğer toplardan birine daha isabet etti. Yalnız topa vurmakla kalmadı; birkaç asker ve batarya komutanını da şehit etti. Üsteğmen Hasan Hulusi toptan topa koşup ateş emri verirken şehit edilmişti.
Komutayı Batı Trablııslu Teğmen Mehmet Mevsuf aldı. O da çok gayret gösterdi, kanının son damlasına kadar çalıştı. Ama savaşın sonunda bir mermi de ona isabet etti. Teğmen Mehmet Mevsuf da şehit oldu.

İsabet Etti

Batarya büyük gemilerden pek çoğuna tam vuruş isabet ettirmişti. Hatta bir iki küçük gemiyi de denizin dibine yollamıştı. Düşman donanmasını geri ettiren tabyalar arasında ün salmıştı Dardanos. Sadece subaylarının değil, askerlerinin de kahramanca çarpışmasıyla nişan da kazandı. Bugünün yadigarı olarak tabyanın adı da değiştirildi. Eski adı Dardanos, tarihe verildi. Yeni “HasanMevsuf” tabyası adı 18 Mart tarihinden alındı o gün. Bu ad, iki kahraman subayın, batarya komutanıyla takım komutanının
adlarıyla oluştu.

Yazar Hakkında

Yorum Yapın