Çanakkale Cephesinin Tahliyesi 2.Bölüm

Yazının Önceki Bölümünü Okumak İçin Tıklayın …> Çanakkale Cephesinin Tahliyesi 1.Bölüm

İttifak Askerleri’nin Tahliyesi

20 Aralık sabahı bu bölgede tek bir itilaf askeri bile kalmamıştı. Suvla’da düşman tehlikesi kalmayınca buradaki bütün tümenlerimiz Seddülbahir’e kaydırıldı.
Seddülbahir’de siper savaşları bir süre devam etti. 9 Ocak 1915’te müttefiklerin burayı da tahliye etmeleri ile savaş müttefiklerin kesin yenilgisi ile sona erdi. 9 Ocak itibari ile yarımadada tek bir düşman askeri bile kalmamıştı.

Osmanlı Komutanı Liman Von Sanders’in Hatırası

Liman Von Sanders yarımadanın boşaltılması sonrasında İn giliz siperlerinde gördüklerini hatıralarında şöyle anlatmıştı;

“Yarımadada kalan son birliklere çekilme emrinin birdenbire verildiği, birçok çadırdaki masaların üzerinde yeni getirilmiş yemeklerin el sürülmeden bırakılmış olmasından anlaşılıyordu. Ordugâhlarda bulduğumuz emirlerden, geri. de kalan birliklerin on iki gece içinde gemilere yüklendiği anlaşılıyordu.
Bu emirlerden yararlı bazı şeyler de öğrendik. Anafartalar Cephesinde düşman geceleri de görülebilmesi için iki yanı kireçle beyazlatılmış kum torbaları dizili yaya yolları yapmıştı. Son birliklere çekilme sırasında böylece yol gösterilmiş ve geniş mayın tarlalardan tehlikesiz geçmeleri sağlanmıştı?”

Yarım Yamalak Gidiş

Müttefikler Çanakkale Cephesi’nden çekilirken yarımadadaki tüm cephane, yiyecek ve malzemeyi nakledememişlerdi. Bu malzeme nakliyatı ile uğraşmanın çekilme zayiatını arttıracağını ve vakit kaybı olacağını düşünüyorlardı. İlk amaçları canlarını kurtarmak olan müttefik ordusu malzemelerin büyük bir kısmını bırakmak zorunda kalmışlardı. Fakat gıda maddelerini zehirleyerek askerlerimize tuzak kurmuşlardı.

Sanders’in Hatırası

Sanders İngilizlerin boşalttığı ve cephede buldukları malzemeden şöyle bahseder:

“Bu cephede de ötekiler kadar bol harp malzemesi ele geçirildi. Bunlar arasında her türlü arabadan meydana gelmiş parklar, büyük bir otomobil parkı, yığınlar halinde silah, cephane ve istihkâm malzemesi vardı.Burada da büyük çadırlı ordugâhlar ve barakalar bütün tertibatlarıyla yerlerinde bıralulmıştı. Yüzlerce hayvan, kurşun ya da zehirle öldürülmüş, sıra sıra yatıyorlardı. Öldürülmekten nasılsa kurtularak etrafa dağılan bir kısım at ve katır yakalanarak Türk topçusuna verildi. Diğer cephelerde olduğu gibi burada da, un ve diğer yiyecek maddelerinin bir lusmınm üzerine zehirli bir sıvı akıtılmış, işe yaramaz hale getirilmişti. Çekilmeden sonra da günler boyunca, İngiliz harp gemileri, bu geride kalan ordugâh ve malzemeyi tahrip için sahilleri dövdü durdu.
Muharebe meydanlarının temizlenmesi ve boşaltılması iki sene kadar sürdü. Ele geçirilen büyük ölçüdeki malzeme, Türk Ordusu’nun ihtiyaçlannın karşılanmasında kullanıldı. Askerle-rin o an ele geçirip hemen kullandıkları hariç olmak üzere konserveler, un ve odun, gemilerle İstanbul’a gönderildi. Bundan sonraki günlerde muharebe bölgesindeki Türk erlerinin şurdan buradan ele geçirdikleri çeşitli üniformalarla giyinip kuşanmaları, görülecek bir manzaraydı. Hepsi çocuk gibiydi. O kadar ki, bazıları tuhaflık olsun diye İngiliz gaz maskelerini başlarından çıkarmıyorlardı.”

Şakir Tunççapa’nın Hatırası

Çanakkale Cephesi’nden tahliye manzaralarını Şakir Tunççapa hatıralarında şöyle anlatmıştı:

“Birkaç askerle arabayı alıp Seddülbahir’e gittim. Mal ve ganimet topladım. Her nevi konserve, reçel, battaniye, iç çamaşırı, yün kazaklar daha neler topladık. Bataryaya getirdik. On beş gün konservelerle zabitan ve efrada ziyafet çektik.”

Motosikletlerin kimisinin benzin deposu, kimisinin teker-lekleri, lastikleri, dingillerli hep kırılmış, birinden birine uy-durmak mümkün olamıyor. Zaten takım da almamıştık. İki tane velospit sağlam buldum, onları aldım. Bataryaya getir-dim. Şimdi bunlarla her yeri rahatça dolaşabiliyorum.”

Yazar Hakkında

Yorum Yapın