Çanakkale Cephesinin Tahliyesi 1.Bölüm

Tahliye Başlangıcı

Müttefikler Çanakkale’de kesin olarak yenildiklerini kabul ettikten sonra çekilme harekatı planlamaya başladılar. 11 Ekim’de Savaş Bakanı Kitchener, Hamilton’a Gelibolu Cephesi’nden çekilme durumunda olası kayıpların miktarını soran bir telgraf çekti.
Hamilton cevabında, çekilmenin ancak yüzde 35-40 civarı bir kayıpla yapılabileceğini söyledi ve çekilmeye karşı olduğunu da tekrarladı.
Fakat Kitchener’in artık Hamilton’a tahammülü kalmamıştı. Ekim’de Gelibolu cephesi komutanı Hamilton’u görevinden aldı ve yerine Fransız General Charles Monro’yu atadı. Böylece Akdeniz Seferi Kuvvetler Komutanı General Hamilton için savaş bitmişti.
General Monro göreve gelir gelmez hızlıca cepheleri teftiş etti. Durum gerçekten içler acısı idi. Sadece Anzak kolordusu biraz savaşabilecek haldeydi. Hamilton’a göre daha gerçekçi davranan Monro, Kitchenere bir rapor göndererek acilen çekilme işleminin yapılması gerektiğini bildirdi.
Kitchener durumu bir de yerinde görmek için Kasım ayında Gelibolu’ya geldiğinde durumun vahametini kavradı. Ellerinden geldiği kadar kayıpsız bir çekilme yapmaları talimatını vererek Çanakkale’den ayrıldı.

Kötü Hava Koşulları

Kasım ayı sonlarına doğru yarımadada eşine pek rastlanılmayan bir tipi patlak verdi.
Günlerce süren bir yağmur ve dondurucu bir soğuk başladı. Bu şartlar müttefiklere çok zarar veriyordu. Çünkü tek bağlantıları olan deniz yolu kötü hava koşullarında tamamen kopuyordu. Yarımada’yı tamamen sel almıştı.
Donmak üzere olan iki taraf askerleri ise aralarında adı konmamış bir ateşkes yapmıştı. Kimsenin tetik çekecek hali kalmamıştı. Özellikle Suyla cephesini tamamen sel alınca onlarca asker sele kapılarak boğuldu. Korkunç soğuklarda siperler suyla doldu. Fırtına dindikten sonra müttefiklerin sadece bu olayda yedi bin kayıp verdiği ortaya çıkmıştı.

Çanakkale’den Gitmek İsteniyordu

Herkes bir an önce Çanakkale’yi terk etmek istiyordu.Tahliye için 19-20 Aralık gecesi seçilmişti. Her şey detaylı bir şekilde planlayarak geri çekilme işlemini büyük bir gizlilik içinde yapmak istiyorlardı. Ordumuzun bunu anlamaması için en ön safları boşaltmama kararı aldılar.
Durumdan şüphelenilmemesi için de düzenli olarak top ve tüfek atışları yapmayı ihmal etmediler. Hatta Anzak siperlerinde su veya mum ile çalışan ve kendiliğinden ateş eden tüfek düzenekleri kuruldu.
Müttefikler tahliyeyi kendi askerlerinden bile gizlemek istediler ancak bir aydır oluşan karamsar tablo zaten beklentiye sebep olduğundan bu sır çok fazla uzun ömürlü olamadı. Gece saatlerinde kıyıya yanaşan gemilere kaçarcasına binen askerler ses çıkarmasın diye ayaklarına bezler bağlıyorlardı. Askerlerin karanlıkta yollarını kaybetmemeleri için kireçle çizilen bir tahliye hattı oluşturulmuştu.
Geç saatlere kadar süren tahliye operasyonu saat 04.00 civarlarında kuzey grubu nöbetçileri tarafından fark edildi. Bu haberi alan Kurmay Yüzbaşı Ali Remzi ilk olarak Ordu Kurmay Başkanı Yarbay Kazım Bey’i haberdar etti. Daha sonra uyumakta olan Liman Von Sanders uyandırıldı. Sanders bu haberi sevinçle karşıladı ve düşmanın takip edilmesi emrini verdi. Ancak müttefikler takip olasılığına karşı önlem almışlardı. Her taraf patlamaya hazır mayınlar ile doluydu. Donanma da denizden yoğun bir ateş hattı oluşturarak takibe izin vermiyordu.

Anzaklar Cepheyi Tuzakladı

Anzak cephesinde, Conkbayırı altında kazılan bir lağıma bir ton dinamit konarak Türklere son bir sürpriz planlandı. Her yere mayınlar, tuzaklar ve kendi kendine ateşlenebilen tüfek düzenekleri yerleştirildi. Gece yarısından sonra son filika da sahilden ayrılınca Conkbayırı’nın altındaki bir ton dinamit yüklü lağım patlatıldı. Dev patlama adeta bir deprem etkisi yaptı. Patlamada 80 askerimiz şehit oldu.

Yazının Devamını Okumak İçin Tıklayınız …> Çanakkale Cephesinin Tahliyesi 2.Bölüm

Yazar Hakkında

Yorum Yapın