Çanakkale Cephesi Açılıyor

  • Yazar: erkan
  • Tarih:Eki 30, 2016
  • KategoriGenel
  • yorum ( 0 )

Cephe Açılıyor

Osmanlı İmparatorluğu’nun fiilen savaşa girmesi İngiltere ve Fransa’da büyük rahatsızlık meydana getirdi. Boğazın kapatılmış olması İtilaf Devletleri’nin Rusya ile bağlantısının kesilmesi anlamına geliyordu. Padişahın ilan ettiği “Cihad-ı Ekber” İngiltere’nin sömürgesi olan Hindistan ve Pakistan’daki Müslümanları, Arap ülkeleri halklarını etkileyebilirdi. Bu durum yeni isyanlar ve yeni cepheler anlamına geliyordu ki bu durum hiç hesapta olmayan zaman ve insan kaybı anlamına gelecekti.
İtilaf Devletleri Osmanlı İmparatorluğu’nun savaşa girmesini önlemek için türlü yollar denemişlerdi. Bunların içinde sahip oldukları kapitülasyonların hafifletilmesi gibi teklifler de vardı. Osmanlı Devleti’nin savaşa dahil olması Rusya’nın da işine gelmemişti. Savaşın başında tamamen Almanya’dan gelecek bir saldırıya konsantre olan Ruslar, şimdi Kafkasya’da ve Orta Asya’da ‘Türklerin bağımsızlık ayaklanmaları ile uğraşacaklardı. Doğu sınırında Osmanlı İmparatorluğu’na karşı yeni cepheler de açmak zorunda kalacaklardı.

Boğazlar

Boğazın kapatılmış olması müttefiklerinden gelecek yardımları da kesince Rusya’nın durumu “Kritik” bir hal aldı. Bu vaziyette İngiltere ve Rusya’nın ilk aklına gelen, boğazların ele geçirilmesi oldu. Bildiriye göre boğazlar ve İstanbul kontrol altına alınırsa Rusya’nın büyük insan gücünden faydalanılacaktı. Bunun için de Rusya’nın askeri ve mali yönden desteklenmesi gerekiyordu. Boğazlar açılmadıkça Rusya’ya bu destek sağlanamayacaktı.
Boğaz harekatı başarılı olursa Almanların en büyük müttefiklerinden birisi devreden çıkartılacak, kararsız durumda olan ve muhtemelen güçlü tarafın yanında savaşa girecek olan Balkan devletleri de itilafların safına geçecekti. Kapalı olan boğazlardan geçemeyerek Karadeniz’de mahsur kalan ticaret gemileri kurtarılacak, Rusya’nın hububatı Avrupa’ya ulaşınca da İtilaf askerlerinin karınları doyacaktı.

Müttefikler

Boğazlar’ın kapatılmasından sonra Rusya’nın cephanesi de bitmek üzere idi. Boğazın açılmaması durumunda Rusya’nın Almanya’ya doğudan saldırması imkansızdı. Rus saldırısı gerçekleşmeyince Almanlar, Fransa içlerinde sıkıntı yaşamayacaklardı. Osmanlı İmparatorluğu’nun müttefiki Almanya’yı rahatlatmak için 22 Aralık 1914’te açtığı Kafkasya Cephesi de boğazların ele geçirilmesi ile başarısızlıkla sonuçlanacaktı.
Osmanlı askerlerinin doğudaki ilerlemesini durdurmak için planlanan harekâta “Büyük Gösteri” adı verildi. İngiltere Savaş Bakanı Lond,Kitchener, 2 Ocak 1915’te Winston Churchill’e gön¬derdiği özel mektubunda, “Osmanlı askeri birliklerinin doğuya gitmesini engelleyecek bir askeri gösteri, ancak DARDANEL’de yapılabilir” sözleriyle harekatın rotasını çizdi.
İngiltere Savaş Bakanı Lord Kitchener ile aynı fikirde olan Bahriye Nazırı Sir Winston Churchill boğazların denizden çok rahat bir şekilde geçileceğinden emindi.
Zaten ittifak bloğu içinde en zayıf düşman olarak Osmanlı İmparatorluğu’nu görüyordu. Yaptığı plana göre batı cephelerinde savaşan kara ordusunu boğazlara getirmeye gerek bile yoktu. O dö-nemin en üst teknolojisi ile üretilmiş donanmasının boğazları top ateşine tutarak Osmanlı savunma sistemlerini kısa sürede bertaraf edeceğine inancı tamdı.

İngiltere – Fransa

Aslında İngiltere ve Fransa’daki askeri kaynaklar boğazların Gelibolu Yarımadası’na asker çıkarmadan geçilmesinin nere-deyse imkansız olduğunu ihtar ediyorlardı. Ancak Winston Churchill bu uyarıları dikkate almadığı gibi kendisini uyaran kabine üyelerini de ikna etmeyi başardı.
İngiltere Savaş Konseyi 28 Ocak 1915 tarihinde toplanarak nihai hedefi İstanbul olan bir boğaz harekatı kararı aldı. Deniz kuvvetleri komutanı Amiral Carden’in emrine Queen Elizabeth ve İrresistible gibi yeni yapılan güçlü savaş gemilerinin yanı sıra 4 kruvazör, 16 muhrip, 7 denizaltı, 21 mayın arama-tarama gemisi verilmişti. Tüm bu filonun sahip olduğu top sayısı ise 187 idi.

Yazar Hakkında

Yorum Yapın