Arıburnu Taarruzu 19 Mayıs 1915 | 1.Bölüm

Arıburnu Taarruzu

Çanakkale Cephesini teftiş amacıyla 11 Mayıs’ta Çanakkale’ye gelen Enver Paşa düşmana genel bir taarruz yapılması emrini vererek cepheden ayrılmıştı. Alınan bu emir uyarınca 19 Mayıs’ta saat 03.30’da başlayan taarruzda başarı sağlanamadığı gibi fazla sayıda şehit verildi.
Bu taarruzda başarısızlığın nedeni, top cephanesinin azlığı, derin avcı hendeklerinde hücuma kalkmak için gerekli düzenlemelerin yapılmaması, birliklerin mevzilerini değiştirmeleri sırasında karışıklık gibi nedenler sayılabilir. Enver Paşa’nın acele etmesi, Liman Von Sanders’in de düşman kuvvetlerinin sayıca az olduğunu düşünmesi de bu başarısızlığın nedenlerindendi.
Sanders bu taarruzun bir hata olduğunu sonradan anılarında itiraf edecekti. Çok şiddetli geçen bu taarruzdan sonra her iki taraf arasında kısa süreli bir ateşkes imzalandı. Kızılay ve Kızılhaç bayrak açarak savaş meydanındaki ölü ve yaralılarını toplamaya başladılar. Ateşkesten sonra sırf beceriksiz bir komuta sonucunda şehit verilen 3000 vatan evladı sağ kalan diğer askerlerin duaları ile toprağa verildi.

Fahrettin Bey’in Sözleri

Binbaşı Fahrettin Bey hatıralarında bu olaydan şöyle bahsetmişti;

“Cesetlerin en çok bulunduğu cephenin orta hattına bizim karargâh muhafız taburunu memur ettik. Bu takım Teğmen Rakım komutasında kırk seçme askerden kurulmuştu ve hepsi pehlivan gibi olan bu delikanlılara yeni elbiseler giydirilmişti.”

Ertesi gün (24 Mayıs 1914 sabahı) saat 8’de mütareke tatbik komisyonları beyaz bayrak kaldırarak siperlerden çıkıp birbirleri ile tanıştılar, arkalarından da mütareke orta hattını teşkil edecek askerler çıktı.

Çanakkale Şehitlik Turlarında tüm bu siperleri ayrıntılı olarak görebilirsiniz.Günümüze kadar başarılı bir şekilde korunmuş siperler, tahtalar ile güçlendirilmiştir.Bkz:

Çanakkale Savaşı Siperleri

Çanakkale Savaşı Siperleri

Ateşkes Kesildi

Komisyonların ve orta askerlerinin ortaya çıkması ile ateş kendiliğinden kesildi, ortalığı derin bir sessizlik sardı, düşman gemileri de görünmez oldular. Bir İngiliz bir Türk eri aralıkla dizilip orta hattı teşkil ettikçe iki taraf sıhhiye askerleri meydana çıkıp cesetleri ve silahları taşımaya başladılar. İş görecek erlerin arasına bazı kumandan ve subaylar da er elbisesi giyerek katılmışlardı.
Cesetlerin nakil işi yapılırken siperlerimizin tam kuvvetle tutulması ve her ihtimale karşı uyanık bulunulması birliklere emredilmiş, Seddülbahir Cephesine de bilgi verilmişti. Merkeztepe civarında bir yerde siperler birbirlerine beş metre kadar yakın bulunuyor, burada araya konan erlerle gelip geçenler iki taraf siperlerinin içini görebiliyorlardı.

Komisyonlar Çalışıyordu

Gerek bizim, gerek İngilizlerin siperleri alabildiğine silahlı askerlerle dolmuş, hepsi süngülerini takmış, silahlarını doldurmuş, omuz omuza oturmuş her ihtimale karşı hazırlanmışlar, mevzilerdeki bataryalarımız da top başı yapmışlardı. İki taraf komisyonları bir taraftan çalışırken, bir taraftan da bu dar yerde siperleri birbirlerine göstererek gülüşüp duruyorlardı.
Cesetlerin hemen hepsi bizim olduğu için İngilizler kendi taraflarından bunları alıp bizim tarafımıza bırakıyorlar, bu suretle de bizim sıhhiyecilerin işi iki misline çıkıyor, bir de bunları bizim tarafımıza taşımak lazım geliyordu. Bu yüzden bizim sıhhiye erlerinin sayısını iki misline çıkarmak zorunda kalmışlardı.”

 

Yazının Devamını Okumak İçin Tıklayınız ..>>  Arıburnu Taarruzu 19 Mayıs 1915 | 2.Bölüm

Yazar Hakkında

Yorum Yapın