Anzak Askerlerinin Gözünden Türk Askerleri Bölüm 1

  • Yazar: erkan
  • Tarih:Kas 16, 2016
  • KategoriGenel
  • yorum ( 0 )

Anzakların Gözünden Türk Askeri

Çanakkale Kara Savaşları yaklaşık olarak sekiz buçuk ay sürmüştü. Savaş sırasında bazen anlaşarak bazen de kendiliğinden gelişen ateşkeslerde savaşan taraflar birbirlerini görme tanıma imkânı bulmuşlardı. Özellikle yaralı müttefik askerlerine Türklerin gösterdiği ilgi, esirlere yapılan iyi muamele, hastane gemilerine saldırılmaması, müttefik askerlerinin olumsuz düşüncelerinin tamamen değişmesine neden olmuştu.
Anzak askerlerine Gelibolu’ya gelmeden önce Türkler hakkında yapılan propaganda da şöyle bir slogan vardı: Unspeakable Turk! Yani konuşmaya veya ağza alınmaya değmez Türk… Fakat Anzak askerleri çok kısa zamanda Türk askerinin dünyanın en mert ve cesur askeri olduğunu anlayacaklardı. Bu farkındalık çok kısa sürede okyanusları aşıp Avustralya ve Yeni Zelanda’ya kadar ulaşacaktı. Gazeteler Anzak askerleri kadar bizim askerimizden de bahsediyordu.

Argus Gazetesi’nden Kesitler

Örneğin Argus gazetesinin yayınladığı “Türkler Hakça Savaşıyor” haberi şöyleydi;

“Kahire’den ulaşan haberlerde, oraya getirilen yaralıların çoğunun, Türklerin işkence ve eziyet yaptığı yolundaki haberleri yalanladığı belirtiliyor. Türkler, savaş kurallarına uygun bir savaş veriyorlar. Bir seferinde, bir Türk askeri yaralı bir yarasını ateş altındayken sarmış. Bir başka Türk, su matarasını yaralı Avustralyalının yanında bırakmış. Önce Türklere esir düşüp, sonradan kaçabilen bir Avustralyalı asker de, çok iyi muamele gördüğünü anlatmaktadır.”

Aynı gazetenin bir başka sayısında ise şu olay yazılmıştı;

“Avustralyalı asker A. R. Ditterich, Mısır’da Mena’da bir hastanede tedavi olmaktadır. Türklerin, Müttefikleri Almanlar gibi davranmadığını ve hiçbir yaralıya da kötü muamele yapmadıklarını açıklayıp şunları belirtmektedir: Türklerin, yaralı ve ölülerimize işkence ederek, onların el ve kollarını kırıp kestiğine ilişkin dedikoduları duymuşsunuzdur. Hastanemizin doktoru Springhorpe bunun bir tek örneğine bile rastlanmadığını kaydetmiştir.”

Hurafelere İnandılar

Çanakkale’de müttefiklerin en çok konuştuğu ve çekindikleri bir başka konu ise Türklerin zehirli gazlar kullanacakları idi. Türklerin bir “Canavar” olduğuna inandırılan müttefik askerleri bu söylentiye kolayca inanmışlardı.
Bu zehirli gazlar Almanlarda mevcuttu, daha da vahimi ise tepelere hâkim olan askerlerimizin bunu kullanmaları halinde sürekli tepelerden denize doğru esen rüzgâr müttefikler için bir felaketi de beraberinde getirecekti. İngilizler zehirli gaz kullanımından çok korkarak askerlerine gaz maskesi dağıtıp, böyle bir kimyevi saldırıda nasıl davranacaklarına dair eğitim veriyorlardı.
Fakat Anzaldar, “Türkler zehirli gaz kullanmaz, onlar dürüst savaşçıdırlar” diyerek gaz maskesi takmayı kabul etmediler. Savaş süresince zehirli gazlar Almanların önerisine rağmen kullanılmamıştı.

Yeni Zelan’da da Bir Gazeteden Kesit

Yeni Zelanda’da çıkan bir gazete “Savaşçı Olarak Türk” başlıklı haberde şöyle diyordu;

“Hastaneye ateş edilmiyor, zehirli gaz kullanılmıyor. Triumph zırhlısı isabet alıp batmaya başlayınca, tekrar ateş edilmiyor. Türk, ikili oynamıyor. Bunun aksini iddia edenler Gelibolu’ya değil, en çok Mısır’a kadar gelenlerdir.”

Savaştığımız düşman askerlerinden dinlediğimiz bu satırlar, dünyada pek az millete nasip olacak bir mertebeden bahsetmekte idi. Çanakkale’ye gelen Anzak askerleri bunları düşünürken, batı cephesinde Almanlarla savaşmak için Fransa’ya giden askerler Almanların zehirli gaz dâhil her türlü haksız savaş metodlarını kullandıklarını gördüler.

Devamını Okumak İçin Tıklayınız …> Anzak Askerlerinin Gözünden Türk Askerleri Bölüm 2

Yazar Hakkında

Yorum Yapın