Anafartalar Cephesi Muharebeleri – Bölüm 7

  • Yazar: erkan
  • Tarih:Mar 17, 2017
  • KategoriGenel
  • yorum ( 0 )

Bu arada Birinci Anafartalar Muharebesi devam etmekteydi ve Sazlı Dere’den Saros Körfezi kıyılarına kadar olan bölgenin neredeyse ta­mamında şiddetli çarpışmalar yaşanmaktaydı.

Birinci Anafartalar Muharebesi sırasında düşmandan önce taarruza geçmek suretiyle düşmanın taarruz girişimini daha baştan boşa çıkar­tan Türk kuvvetleri, Anafartalar Grubu Komutanı Albay Mustafa Kemal’in sevk ve idaresi altında, o gün muharebe alanının galip tarafı ol­dular.

Birinci Anafartalar Muharebesi’nde düşmanın taarruz gücü kırılmış, taraflar mevzilerine çekilmiş ve bir anlamda muharebenin sonucu alınmış olduktan sonra, Anafartalar Grubu Komutanı Albay Mustafa Kemal derhal Conk Bayırı’na, Su Yatağı’nın Kör Dere’ye bakan yama­cı üzerinde kurulmuş olan 8’inci Tümen Karargâhı’na hareket etti.

8’inci Tümen Karargâhına gelir gelmez Conk Bayırı üzerindeki son durum hakkında bilgi alan Mustafa Kemal, taarruz kararı vererek ge­rekli hazırlıkların yapılmasını emretti.

Bu sırada intikal halindeki birliklerden 28’inci Alay, ancak gece yarısı bölgeye ulaşmış olacaktı. 41’inci Alay ise 28’inci Alaydan daha uzakta olup taarruz saatinde bölgeye ulaşıp ulaşmayacağı belli değildi.

8’inci Tümen Karargahında yapılan durum değerlendirmesinde bazı kurmay subaylar yetersiz kuvvetlerle taarruz etmenin risklerine dikkat çekmeye çalıştıysa da Mustafa Kemal bu türden uyarılara karşılık şu ifadeyi kullanmıştır:

“Düşmanı şiddetli ve seri bir baskınla mağlup edeceğimize kana­at getirmiştim. Bunun için çok kuvvetten ziyade, çok dikkatli ve fedakarca bir sevk ve idarenin maksadı sağlayacağına hükmet­miştim.”

Mustafa Kemal’in verdiği taarruz kararının gerekçesi ise şu idi: “Geçirilecek zaman, bizden çok İngilizlere yarayacaktı. Onun için tüm önerilere karşın, kesin olarak taarruz edecektim. ”

Aslında O’nun söylemek istediği, Arıburnu Cephesi’nde 25 Nisan 1915 gününden beri yaşananların bir tezahürü idi.

Çünkü Arıburnu Cephesi’nde düşman belli bir hat boyunca durduru­lup sıkıştırılmış, ancak mevzilerini tahkim edip, içine gömülmek için gerekli zamanı bulduğundan dolayıdır ki bu mevzilerden sökülüp atılamamıştı. Aynı şey şimdi Conk Bayırı yamaçlarında da gerçekleşir ve düşman buraya yerleşip kalma olanağı bulursa, bundan sonraki aşamada “Demokles’in Kılıcı”, Çanakkale Cephesinin tepesinde sü­rekli sallanıp durabilirdi.

Sonrasını ise yine Mustafa Kemal, “Anafartalar Muharebatı’na Ait Ta­rihçe” adlı eserinde, kendi ifadeleri ile şöyle anlatır:

“Gecenin karalık perdesi tamamen kalkmıştı. Artık hücum anıydı. Saatime baktım. Dört buçuğa geliyordu. Birkaç dakika sonra or­talık tamamen ağaracak ve düşman askerlerimizi görebilecekti.

Yazar Hakkında

Yorum Yapın