18 Mart 1915 Muharebesinin Sonuç Değerlendirmesi

  • Yazar: erkan
  • Tarih:Oca 29, 2017
  • KategoriGenel
  • yorum ( 0 )

18 Mart 1915 günü saat 18.00 sonrasında, 18 muharebe gemisinden ı tanesi batırılan, 4 tanesi ağır hasar gören ve gerek batırılan, gerekse hasar gören gemilerinde, yaklaşık 900 personelinin yanı sıra 44 adet topunu kaybeden Birleşik Filo, mağlubiyeti kabul ederek Çanak­kale Boğazını terk etti.

18 Mart 1915 günü gerçekleşen bu muharebe sırasında Türk tarafının verdiği zayiat ise, “26 Şehit” ve “53 Yaralı” olarak belirlenmiş ve sadece 4 adet top hasar görmüştür. Hasar gören topların tamamı, muhtelif tabyalarda görev yapan çakılı toplardan olup, bunlardan 3 tanesi kısa sürede onarılarak, yeniden kullanılabilir duruma getirilmiştir.

Türk tarafına ait bir obüs topu mevzide, görev başında.

Türk topçusunun 18 Mart 1915 günü gösterdiği faaliyete ait bir tablo, 97. sayfada yer almaktadır. 98. sayfada yer verilen bir diğer tablo ise düşman gemilerinin sahip olduğu toplarla ilgili olup, kullanılan Türk toplarına karşılık, namlu çapı olarak eşdeğer nitelikte kaç adet düş­man topunun kullanıldığı hakkında fikir vermektedir. Bunlardan “18 Mart 1915 Çanakkale Boğazı Muharebesi Sırasında Türk Topçusu­nun Harcadığı Cephane Miktarı” başlığını taşıyan tablo incelendiğin­de dikkat çeken en önemli husus, Türk Topçusunun o gün harcadığı toplam (2.233 adet) cephanenin % 80’nini, obüs bataryalarının kullan­mış olmasıdır.

Söz konusu bataryalar, seyyar obüs toplarından teşkil edilmiş olup, muharebenin gerçekleştiği bölgeyi çevreleyen sahillerdeki muhtelif noktalarda, sürekli mevzi değiştirerek ve genelde düşmanın görüş açısı dışında kalmayı başararak görev yapmışlardır.

Bu topların Birleşik Filoyu oluşturan gemiler üzerindeki etkisi, Robert Rhodes James’in “Gelibolu Harekatı” adlı kitabının 67. sayfasında şu şekilde anlatılmaktadır:

“Ustalıkla mevzilendirilmiş olan seyyar obüs bataryaları, savaş gemilerini sürekli hareket etmeye zorladıklarından, gemilerden yapılan atışlar sağlıksız oldu. Obüsler, savaş gemilerinden her hangi birini, batırmak şöyle dursun, saf dışı bile edemezlerdi ama bir savaş gemisinin güvertesine düşen bir obüs mermisi de gülüp geçilecek bir nesne değildi.

Türk obüslerinin atışları yıpratıcı ve şaşırtıcıydı. Subaylardan biri raporunda; «En dikkatli gözlem bile obüslerin yerlerini tespit et­meyi başaramadı. Boğazın kuzey mi yoksa güney tarafında mı bulunduklarından bile emin değilim» şeklinde bir ifade kullanmıştı. ”

Birleşik Filoya mensup gemilerin bulundukları mevkilerde bir süre de olsa durabilmelerini ve hedefleri üzerinde ateş tanzimi yaparak, atış­ların da ki isabet oranlarını arttırmalarını, dolayısıyla başarılı olmalarını engellemede Türk obüs bataryaları çok önemli bir rol oynamışlardır.

18 Mart 1915 günkü muharebede düşmanı yanıltmak ve atışlarını başka yönlere çekmek için sahte toplar da kullanılmıştır. Basit bir sa­vaş hilesi olarak kullanılan bu yöntemin etkinliği hakkında Robert Rhodes James, kitabının yine 67. sayfasında şunları söylemektedir:

“Siyah duman püskürten yalancı bataryalar, gemilerin ateşini üstlerine çekip, zorlukları arttırıyorlardı.”

18 Mart 1915 günü gerçekleşen Çanakkale Boğazı Muharebesi sonucunda, sahip olduğu eski teknoloji ürünü toplar ve kısıtlı olanaklara karşılık Mehmetçiğin başarısı, Türk Ulusu’nun tarihine büyük zaferlerinden biri olarak yazılmıştır.

Yazar Hakkında

Yorum Yapın